Ruhunun gözleri
Ne çok hüzün doğurmuş
Ben yurdunun göğünü
İrili ufaklı bulatlar doldurdu
Yol(a)çık sende kalmışlığımın bağrından koparcasına
Saatlerin ileriye sarıyorken henüz, ayırmalıyız hasretleri
Ve utanmalı gurbet kendinden...
Ben sana deniz kokusu ile gelirken
Bir hayli kalabalık dalgalarla;
Sen, kırları yüklen omuzlarına
Ruhuna çıkan kalp kararım
Tanrı misafirliği
Tanrı misafirim ruhun
Merhametimin dizlerinde
Ağrılarını uyutmakta
Ruhunun gögüs kafesimi
Yurdu yuvası bilişine, edişine
Müdahale etmek istediğimde
Gücüm alınıyor ilahi güçle
Ruhuna cam kenarını belirlemişken ben
Duygularımın bankındayım
Başımı semaya kaldırdım
Yıldızlara dert yanmaktayım
Yürek yüreğe duman duman
Ah, bir mumun ortasındayım
Ruhun, ben yurdunda
Güneş banyosunda
İliklerine kadar işlemiş
Hüzünlerden arınmaya
Bu nasıl yaşayamamazlık?
Vedaya bıraktığım ruhun
Namaza edadayken
Sancılı telaşıyla kalbime giriverdi
Bir beden iki ruhu nasıl taşısın
İçim çökecek sandım
Ruhuna düşünceyi birden kapatıp
Rüya işaretinde kayboluyorum
Düşünce yağmurunda yalpalıyorum
Üç gündür üç asırlık yoruluyorum
Gölgeme uzansam sızıp kalacağım
Neyi anlatıp durmakta bu zamanlar
Ruhuna çok şiir buralar
Yollar
Kenarları çiçekli dize
Ruhun aşk naraları atıyor
Kuşlar ürkmüyor
Dünlere baktım da üzüp durmuşsun
Çırpınıp durduğum kabusummuşsun
Yokluğunla güneşi doğurmuşsun
Bugünümde nasıl da güzel yoksun
Aşk körlüğü, seni güzel gösteren




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!