Sevda...
Zaman, bir kağıt kesiği gibi sızlıyor boşlukta,
Senin adın geçince bütün alfabeler ayaklanıyor.
Yüreğim, yerleşik hayata geçememiş bir göçer,
Sadece senin bakışlarının kıyısında konaklıyor.
Bir sevda ki bu;
Ne mevsimlerin takvimine sığar,
Ne de cebimdeki kırık aynalara.
Gözlerin, karanlık bir denizde unutulmuş fener,
Gönül sandalım her gece o meçhul ışığa çarpar.
Avuçlarımda birikmiş yarım kalmış dualar,
Ve saçlarının kokusuna ayarlı pusulalar var.
Sessizlik, en ağır kelime olup çökünce omuzlarıma,
İçimdeki sular çekilir, geriye sadece kurak bir hasret kalır.
Dokunsan, bir kristal vazo gibi dağılacak sanki gökyüzü,
Öyle ince, öyle kırılgan bir sızıdır bu bendeki.
Hiçbir mendilin silemediği o kadim nem,
Şimdi ruhumun kuytularında sana açan bir gül gibi bekler.
Sevda dediğin;
Zamana atılan o en büyük imza,
Mahşer sabahına kadar sürecek olan,
O bitimsiz, o sessiz, o kutsal yemin...
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 21:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!