Sessiz Sınıfın Işığı Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
375

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Sessiz Sınıfın Işığı

1.
bir sabah güneşi vurdu sınıfın camına,
ama ışık sızdı boşluğa, kaldı yalnız hatıra.
kalemler sustu, defterler hüzünle doldu,
bir öğretmen daha aramızdan zalimce soldu.
2.
adım adım girerdi sınıfa umutla,
bir tebessüm bırakırdı her çocuğun ruhuna.
çalışın, öğrenin, sakın pes etmeyin,derdi,
ama zaman zalim, onu bizden alıp götürdü.
3.
tahtada yazılı hala harfleri onun,
her kelime bir iz, her cümle bir son.
kimi gözyaşı döker, kimi sessiz dua eder,
ama her öğrenci onunla bir parça büyür, serer.
4.
rüzgar fısıldar adını boş koridorlarda,
sınıfın köşeleri ağlar onun yokluğunda.
her masa, her sandalye bir hatıra taşır,
onun sesini arar, kalplerde yankılaşır.
5.
öğretmenim derdik, sabırla anlatırdı,
hayat derslerini sessizce gösterirdi.
sadece kitaplar değil, yüreğe de işlerdi,
bilgiyle sevgiyi, çocukların kalbine serperdi.
6.
zaman zalimdir, alır en değerli varlığı,
ama öğretmenin ışığı kalır her yürekte aralıksız
her ders bir anı, her soru bir özlem,
kimi sessiz ağlar, kimi hatırlar içten derinden.
7.
sabah dersinde bir soru sorardı nazikçe,
kimi çocuk utanır, kimi açardı sözlece.
ama öğretmen beklerdi, sabırla ve sevgiyle,
her doğru cevabı bir ödül gibi gözüyle.
8.
öğrenciler büyür, yollarına devam eder,
ama öğrettiklerini kalplerine gömerler.
her başarı, her zafer onun adını taşır,
küçük bir tebessüm hala onunla parlar.
9.
bir öğrenci sessizce çizer defterine resmi,
gözlerinde hüzün, ama kalpte bir nesil emsi.
öğretmenim, neredesiniz? diye sorar,
ama cevap sessizlikte, yankılanır duvarlarda.
10.
tahtadaki yazılar silinse de zamanla,
ama öğretmenin öğrettikleri kalır sonsuza.
sabır, sevgi, azim ve umutla dolu,
her öğrenci bir yıldız gibi parlar onun yolu.
11.
zalim ayrılık, bir insan daha gitti,
ama ardında sevgi, hatıra ve ışık bıraktı.
her köşe, her kitap, her küçük anı,
öğrencilerin yüreğinde sonsuza kadar yankı.
12.
bir gün, öğrencilerinden biri yükselecek,
senin öğrettiklerinle dünyayı aydınlatacak.
her bilgi, her ders, her doğru cevap,
senin adınla yankılanacak, sessiz ama derin.
13.
sınıf artık sessiz, ama hatıra dolu,
kimi öğrenciler ağlar, kimi yazar duyu.
her köşe bir anı, her masa bir iz,
öğretmenim, yokluğun bile bir dersmiş.
14.
gözlerde bir hüzün, yürekte bir sevgi,
her anı bir dua, her söz bir iç çekişi.
ama bil ki, her öğrenci seninle büyür,
senin ışığın, her zorluğa karşı süzülür.
15.
tahtadaki harfler, sayılar ve cümleler,
birer hatıra taşır, sonsuza dek süzülür.
öğrencilerin kalbinde açan çiçekler,
senin sevgini, sabrını, öğrettiklerini yansıtır.
16.
her ders, her öğüt, bir kıvılcım gibi,
yüreklerde yanar, umudu getirir geri.
zalim zaman almış olabilir bedenini,
ama ruhun hala sınıfta, her nefeste gizli.
17.
öğrencilerden biri bir gün büyüyüp gidecek,
ama öğrettiklerinle dünyayı aydınlatacak.
her başarı, her zafer, her öğrenilen bilgi,
senin adını taşıyacak, sessizce, gizlice.
18.
sabah güneşi vurduğunda sınıfın camına,
ışık hala süzüldü, ama sen yoktun yanında.
ama her ışık kırıntısı, her parça sıcaklık,
öğrencilerin yüreğinde kalacak bir hatıra.
19.
öğretmenim derdik, sabırla, sevgiyle,
hayatın derslerini gösterirdin sessizce.
zalim bir ayrılık aldı seni bizden,
ama öğretmenlik ruhun hala bizimle birlikte.
20.
her masa, her defter, her öğrenci bir iz,
senin öğrettiklerinle dolu, umutla çizilmiş.
zaman geçse de, nesiller değişse de,
senin ışığın kalacak, hiçbir zaman silinmez.
21.
bir gün öğrencilerinden biri hatırlayacak,
senin sözlerini, öğrettiklerini, sabrını anlatacak.
her kelime bir teşekkür, her anı bir dua,
senin öğretmenliğin ölümsüz bir armağanla.
22.
zalim zaman almış olabilir bedenini,
ama ruhun hala sınıfta, her nefeste gizli.
her öğrencinin yüreğinde açan bir çiçek,
senin sevgini, sabrını, öğrettiklerini gösterir tek tek.
23.
sınıf sessiz, ama hatıra dolu,
gözler ağlar, ama kalpler dolup taşar huzurla.
bir öğretmen daha gitti, ama bıraktığı miras,
bilgi, sevgi ve sabırla dolu sonsuz bir kas.
24.
ve bir gün, öğrencilerinden biri yükselecek,
senin öğrettiklerinle dünyayı aydınlatacak.
her başarı, her zafer, her öğrenilen bilgi,
senin adını taşıyacak, sessizce, gizlice.
25.
bir öğretmen daha zalim bir şekilde ayrıldı,
ama ardında sevgi, umut ve hatıra bıraktı.
öğrencilerinin yüreğinde bahar açacak,
seninle birlikte yaşayacak her dersin hatırası.

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 4.3.2026 00:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Öğretmen Fatma Nur Çelik Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun . Geride bıraktıklarına sabır versin.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    biliyorum bu antolojide birçok öğretmenimiz var, hepsinden allah razı olsun; da işte biraz da şiirden uzak dursalar :)

    sizi takibi bırakıyorum...
    iyi geceler,

    bizden de size küçük bir hediye peki,

    Bîhaber

    şu sahtekâr ve sefil dünyada,
    ne gönlümde gam ne de gözümde nem var,
    değil mi ki iç sesleri duyan bir yâr var,

    mavi bilyedeki tüm paralel ve meridyenlerin
    huzuru kesişiyor içimde,
    okyanuslar ve kıtalar aşıyorum,
    göz açıp kapayıncaya dek,
    fora yelkenlerim, kâşif; aşk…,

    geçen kimi bir çift gün olur ki,
    kimse bilmez kaç seneye tekâ/bül eder derkene,
    heceyi /bûl olacakken /bül yapmak,
    katil bir devriğin dil cinayetinin neticesidir,
    ve habil/ kardeşi değil maktulüdür kabilin,
    ki celladına aşıklar okur yazar olabilseydi hakikatte,
    içinde tekâ/bûl geçen cümleleri,
    komik bulur muydu hiç,

    ve şimdi bu sorunun cevabını ise
    muhtemelen ikimizde biliyoruz aziz dostum,
    bir ömre,
    bir nesle bedel olur bazen; aşk…,

    demiyorum ki bu aşkın vicdan muhasebesinin,
    hesap hareketlerini analiz etmek,
    harcınız değildir sizin,
    aşkın mevzuatını fasıl fasıl sizden biriktirdim,
    biraz şımartılmıştım yalnızca tarafınızdan hocam,
    o kadar,
    ve biliniz ki kabahatim,
    başımı taştan taşa vurdukça,
    kalp ağrımı ne yapsam ne yapsam,
    dindirememek oldu,
    muallim; aşk…,

    böyle demli bir halin geçtiğini yeryüzünden,
    bilmeye hakları var mı acaba
    gelecek nesillerin bilmiyorum,

    bencillik mi acaba insanlarla paylaşmamak,
    bu senkronize dizeleri…,
    mahrem bırakılıp, mezara bir adım kala mı,
    gün yüzüne çıkmalılar, ya da;
    mesela iki nüsha çoğaltılsalar ne olur mu,
    iki arada bir derede; aşk…,

    serilip güne bırakılmış meyvelerin,
    kurumakta olan son dokularının
    şırası kadar mayhoş ve ballı bir
    yürekle yazılan bu mahrem dizeler,
    simmsiy/ah sayfalarda ve erguvan bir iklimin,
    harfleriyle okunacak ölüm günü;
    /ah…

    ölü serinliğinde geçerken zaman
    ve vakit dolsun için soluklanırken,
    ki beklenirken örtüsü gecenin,
    boşalmış bir kamu binasındaki,
    mesaisi bitememiş bir bürokratın,
    içinde bulunduğu sessizlik,
    teselli edilebilir mi…,
    milletten ve memleketten bîhaber olur
    bazen de aşk…,

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)