Koyuyorum başımı yalnızlığımın omzuna,
kırmamak için sessizlik denen
O limana sığınıyorum usulca,
sonradan aklım başıma geliyor.
ve ben,
geç kaldığımı anlayan bir gemi gibi
darmadağın oluyorum.
Kendimi bir bilinmezin içinde buluyorum
Aslında dağılmayı öğreniyorum
Sonra Sessizlik büyüyorda büyüyor içimde,
Bahaneler buluyorum sanki kendimce
Kimseye çarpmadan kırılmayı seçiyorum,
alışkanlık bu, hep kendimden kaybederek
Herkes giderken ben kalıyorum,
gidişlerin ortasında eksilerek.
Yalnızlızlığın yükünü öyle bir omuzlamışımki Sanki bırakırsam yükün hafifleyecek
Ama ben en kadim dostumdan
Ayrı kalmaktan korkuyorum
çünkü düşürürsem
daha çok canım yanacak.
Artık sığınacak bir liman da yok,
fırtınayı susarak çağırmışım meğer.
Ne dua tutuyor elimden,
nede attığım adım bana geri döner
Kendimden düşüyorum sessizce,
kimse duymuyor,
en çok da ben.
Parçalarım ayağıma batıyor
ama yürüyorum,
durursam dağılacağımı biliyorum
Ve en dipte şunu anlıyorum:
insan bazen kurtulmak için değil,
kaybolmak için iner karanlığa.
En acısı da şudur:
dibe vurduğum yerde
beni kurtarmaya gelen tek şeyin
yine yalnızlığım olması.
Daha canımı yakıyor
Kayıt Tarihi : 1.04.2026 22:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!