Gözlerinde kayboldum,
Sen hiç fark etmedin.
Her bakışın bir şiir,
Her sessizliğin kopan bir çığlık.
Kalbim sana gizli bir yol çizdi,
Lakin adımlarım yapayalnız kaldı.
Sevgi dediğin, o acımasız zamanın içinde,
Solgun bir gölge gibi sürüklendi.
Hatıran rüzgârda savrulurken,
Ben hâlâ seninle konuşuyorum.
Kelimelerle değil,
Derinlerde hissettiklerimle…
Geceyi dinliyorum usulca,
Ay ışığı düşüyor tenime.
Fakat senin ışığın eksik,
Karanlığın tam ortasında kayboldum.
Ruhumda derin izler bırakan anılar,
Bir fırtına gibi esip geçiyor.
Ve aldığım her nefes,
Sana dair ağır bir özlem taşıyor.
Belki bir gün döner misin,
O paslı kapıyı aralar gibi?
Fakat ben artık çok iyi biliyorum;
Sessizlik, bazen huzurun ta kendisidir.
Ve ben artık beklemiyorum seni,
Adını rüzgârlarda aramıyorum.
Çünkü aşk;
Vakti geldiğinde bırakmayı da öğretir.
Gözlerimde ıslak bir hüzünle değil,
Kendi yolumda yürürken güç buluyorum.
Sana dair o naif sevgiyle,
Ama nihayet özgür…
Artık yağmur damlaları,
Yalnızca toprağa düşüyor.
Ve attığım her adım,
Kendi içimde yeni bir yol çiziyor.
Kalbim hâlâ hatırlıyor seni,
Ama ellerim, artık kendi ellerimde.
Şu gecenin zifiri karanlığında,
Yalnızlık bir düş değil,
Vefalı bir sırdaş…
Çünkü öğrendim ki;
Aşk sadece bir başkasında değil,
Kendi içimizde de yeşerirmiş.
Ve ben;
Hem seni sevdim, hem kendimi...
Ve en sonunda anladım:
Özgürlük, sevdanın en sessiz çığlığıymış.
Kayıt Tarihi : 27.03.2026 23:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!