ben giderken
biraz safrandı benziniz,
küle dönmüştü
o güpgüzel teniniz...
guguk kuşu
konar göçerdi kollarınıza,
eğerdiniz başınızı
konuklarınızı karşıladığınızda.
ay ışığıyla
içli şarkılar söylerdiniz çoğu zaman,
ah o manzara yok mu, o manzara...
tutkuyla öperdi sırılsıklam yüreklerinizden.
geri geldiğimde
soyunmuştunuz anadan üryan,
fırtınalar esiyordu uğultuyla tepelerden;
sizler de, ben de
bekliyorduk dört gözle baharı...
bir Hüthüt kuşu sonunda
muştuladı güzel haberi!
şimdi ılgıt ılgıt esen sabah yelinde,
salınırken dallarınız ağır ağır;
yeşilin en güzelini giyiniyor
vadiye sunduğunuz
muhteşem fotoğrafınız.
sonra işte, tam da bu manzara;
dillerimizde destan,
gönüllerimizde sevgi olup
yağıyor yeryüzüne...
Hatice Ak
Hatice AkKayıt Tarihi : 27.04.2021 15:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Benim şiirlerimin hepsinin gerçek bir hikâyesi var. Bu serviler sincapların kadim yurdu, bazen kargalar konunca o incecik dallarına eğilmeleri bu yüzden. Bir gün sincaplar öyle telaşlı, öyle telaşlı merak ettim izlemeye başladım. Yılanın biri yeni doğan yavru sincapları keşfetmiş ve kendine ziyafet çekmek için serviye tırmanmış. Bir anda 4, 5 metre yükseklikten kalın bir urgan süzüldü aşağıya doğru ama ne düşüş. Şapka çıkardım sincaba. Koca yılanı tekme tokat indirmişti yere...:)




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!