Sert Nakış Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4285

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Sert Nakış

Her verdiğin izninle,
Koparıp alırdı, bir kısmını daha,
Yıpranmış, inanç giysisinden,
Çözüldü kirpiğinin iplikleri, her daldığın düşten,
Bir şafakla sürdü gün daima, artıklarını boşaltırken.
*
İlerledin bir buluta,
Bir bulut ki, bilinen,
Öldüremezdi o semayı,
Kefen misali zira, yedi ama sarardı,
Gözlerinin lacivertini,
Ve silerdi yüzünden, tüm sülüs izlerini,
O yavaşça açılmış, güneşliklerini.
*
Hani aniden, fırlatıp fırlatıp,
Bir öğleden sonrasında, başının şapkasını,
Salınırdı, geniş bir merhaba gibi ,
Yüzünde keder,
Bir çamur birikintisi kenarlarında dönerdi.
*
Bir kez daha söyleyemezdi ki,
Beyazlaşmış saçlarına kendini,
Alnında nar gibi bir ay.
*
Ah! ellerini nereye bıraksan,
Ah! nereye bıraksan elindeki her şeyi,
Çağlayan bir pınar, musluğu arızalı,
Yürüyemez fesleğen çiçeğine,
Bir kez daha, bir damla su.
*
Akşam terasının üstünde,
İyon sikkeleri, saklı altında.
*
Bir ürpertiden toplasan, tutsağın ceplerini,
Bir titremenin, cığıldama sesini,
Ve sessiz kalmış olsa, küf tonu.
*
Ah! neyi koysan,
Ah! neyi koysan,
Ah! içinin eski çekmecelerine, hangi tonu.
*
Bir daha gelmezdi ki gençliğin,
Düzgün bir bezin sert nakışından.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 30.07.2025 11:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!