Derde dûçâr olunca kapına geldik
Cuma haricinde secde etmedik
Oruç tutmayı aç kalmak bildik
Tövbeler olsun, affet bizi Allah’ım
Camiler boşaldı, meyhane doldu
Tüm denizlerin incilerini toplasam, etmez gözlerin
Tüm bülbüller toplanıp şakısa, âlâdır senin sözlerin
Tüm ipekler, kaşmirler dokunsa; olamaz pamuk ellerin
Tüm yıldızlar, ay, güneş parlasa; yeter bana gül cemalin
Yirmi dört Oğuz boyundan gelir soyumuz
Kara Bekdik derler bize, Beğdili'dir boyumuz
Dulkadiroğlu beyliğimiz, Maraş’tır yurdumuz
Yiğittir beylerimiz, dik başlıdır huyumuz
Rakka’yı fethedince ecdad Osmanlı
Ulusun ne olursa olsun aciz bir kulsun
Dünya malına aldanma yoktur yerin yurdun
Hiç düşündün mü ne olacak senin sonun?
Tamah etme ey gafil, azığın Hak olsun
Ateşin narına atıp, ben'liği yakmak gerek
Bir kış günüydü, Şubatın dördüydü
Bir bakışın yetti, gönlüm nâra düşdü
Bir umuttu sevmek, insanı sermest eden
Bir rayihaydı sevda, firdevs bahçelerinden
Gittin gideli sarhoşum, bir hoşum
Sensiz, nefessiz kalmış boğulmuşum
Sen varken var, yokken yokmuşum
Bekledim ama bugünde gelmedin
Odalar ıssız, ev ıssız, şehir ıssız
Sabahın seherinde kalkıp divana vardım
Kalbimde huşû, bedenimde hudû ile yandım
Bunca rızkın mahcubiyetiyle kıyamda kaldım
Açıldı kapının kilidi kendimden utandım
Ezan sesiyle başladı, salâyla bitecek ömür
Ömür, bazen elmas gibidir bazen de kömür
Kömür yanmazsa, iman ateşini söndürür
Sönmesin iman ateşi, kalbe vursun mühür
Bir Temmuz günüydü
Bahar geldi evimiz şenlendi
Rabbimin bize ödülüydü
Benim güzel Zeynebim
Tatlı mı tatlı, şeker mi şeker




-
Ahmet Alp Düğer
Tüm YorumlarGerçekten harika şiirler yazan bir şairsiniz.Yakında ünlenmeniz dileğiyle...