seni beklerken ben;
dururdu akrep, dururdu yelkovan...
saksıdaki çiçekler açmak için yolunu gözler,
kuşlar en güzel şarkılarını senin için saklar,
güneş, gülümsemek için gözlerini beklerdi.
ne "çık git" kampanasıydı yaşamımızda çalan,
ne bir siren sesiydi düşlerimizi korkuyla uyandıran...
bilemezdim; yani hiç hesap etmemiştim
sensizliğe düştüğüm an,
bir sokak lambası gibi yalnızlaşacağımı.
umutlarım var demiştim, nasıl olsa zaman var...
şebboylara geç sayılmaz, sonra kasımpatılar açar;
hatta erguvanlar bile...
ama nergisleri göremedim mevsiminde.
bir telaş koştum durdum ruh gibi;
ben yoktum, sadece özlemin vardı yanımda oysa.
kendimi aradım çaresizce;
önüme gelen her şeyle kavga ettim,
en çok da tanımadığım kendimle...
kitaplarda aradım, şiirlerde, bir fincan kahvede,
taze ekmek kokusunda aradım...
yoktum.
aynaya her baktığımda silik bir tebessüm,
mahzunlaşmış bir çift gözdü karşılayan;
kurgulardaki "bizi" gördüm...
bakmaya cesaret edemediğim o aynada
ben değil, biz vardık; ya da olmalıydık.
böyle kavilleşmiştik...
sonsuzluk ülkesine birlikte yürüyecektik.
ve hissederdim beni izlediğini bir yerlerden...
işte o an nefesim daralır,
boğazıma düğümlenirdi her kelimem.
bilirdim, ne kadar bekletsen de gelirdin sonunda...
ama ben hep mahzunlaşır, hep seni özlerdim.
özlemin bir adı da hüzünse eğer;
anladım ki seni özlemek,
bir garip hüzünmüş meğer.
Hatice Ak
Hatice AkKayıt Tarihi : 12.07.2015 18:17:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!