Sana bu mektubu, rüzgârın çam dallarıyla dertleştiği yerden yazıyorum,
Gözlerinin rengini, sabahın henüz griye çalan o buğulu sisinde arıyorum.
Sen benim ruhumun en bereketli toprağı, en kadim coğrafyasısın her an,
Bakışınla yeşerir içimdeki kurumuş dallar, kurtulurum bu ağır ve derin kıştan.
Saçlarının kokusu, yağmur sonrası toprak rayihasıyla karışır da gelir içime,
Sen doğasın sevdiğim, sen mucizesin; sığmazsın ne bir söze ne de bir biçime.
Yanaklarındaki o pembe şafak, yaylaların en taze çiçeklerinden ödünç alınmış,
Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
Devamını Oku
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta