bir pencere açılır, seyre dalardı gözlerim;
uzaktan uzağa şekiller çizer,
sevdiğim imgelerle süslerdim yüzünü.
içimde bir heyecan; hep sana gelmek,
hep seni yazmak isterdim...
saklamazdım, dostça sevdiğimi söylerdim.
sevmek yetmezdi, yetmemeliydi;
yürekte bir çırpıntı, coşku, heyecan...
duygulu bir fırtına olmalıydı mutlaka.
perde kapandığında merak edilirken o silüet,
resimler ayan beyan çıkınca ortaya;
kayboldu gizem, bitti gölgeye ilgi...
sıradanlaştı sohbetler, azaldı merhabalar
ve gözümü açtığımda gördüğüm o turuncu satırlar.
meşguliyetlerin iyiden iyiye artmıştı hani;
kader diye yazılan bir kelam,
tarafından gelecek bir selam yeterdi oysa.
selam vermek lütuftan sayıldı...
dostlukla taçlandırdığımız o masal,
neden bu kadar çabuk, böyle hazin sonlandı?
hani soruyorsun ya;
"seni sevdiğimi biliyorsun, değil mi?" diye.
bilmezsen iyi olamazsın diyorsun ya;
belki doğru, ama önleyemedi sıradanlaşmayı...
şairin dediği gibi: "şimdi sen de herkes gibisin."
iyi olmasam bile, merak etme beni;
artık baş etmeyi biliyorum duygularımla.
kısacası hayattayım;
sen olmayınca ölmüyorum.
çünkü artık ben de, senin gibi bir "hiç kimse"yim.
Hatice Ak
Hatice AkKayıt Tarihi : 27.07.2015 16:45:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!