Hayalin vurdu yine bakırdan camlarına
Bir isimsiz günbatımıyla eşleşip yorgun
O sokaklar boyunca senle dolduğum dünya
Işıkları içinde solduğum İstanbul’un
Son güvercin de döndü yuvasına terasta
Yükselen betonlarda gün yaşanmadan bitti
Siyahlara büründü denizler sanki yasta
Aydınlığın ardından gördüm umutlar gitti
Karanlığı giyindi gerçekler bir kenarda
Işıklı caddelerde yalanlar şıklık seçti
Tükendi birer birer sohbetler kapılarda
Kimsesiz sokaklardan eski zamanlar geçti…
yığıldı gölgesine surlar ardında düşman
son kadehi elinde korku şarabı içti
asıldı halatlara bilek yerine iman
müjdelenmiş bir fetih Sultan Mehmet'i seçti
İstanbul o güne dek Fatih'in beklerken
nasıl bir ümit ile zamanı yürüttüyse
kalbimde aynı ümit , umudum fatihim sen
Bir kutlu fetih günü benim için de gelse
yıksan da surlarımı anıları yakmasan
bende İstanbul kadar büyük bir hatırasın
öldürsen uykuları düşlere dokunmadan
onda ezelden beri İstanbul ve sen varsın
Şimdi aydınlık boyu yol alıp yarınlara
Sensizliğe yürüyor bu şehir günle yine
Meçhuller karışıyor yeniden saçlarına
Yelken açıp gidiyor failler gözlerine
hayalin vurdu yine bakırdan camlarına
bir isimsiz gün doğumuyla eşleşip yorgun
o sokaklar boyunca senle dolduğum dünya
ışıkları içinde solduğum İstanbul'un ...
Kayıt Tarihi : 21.03.2019 01:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!