Sen bir güneştin; bazen aydınlatıp, bazen yakan.
Yalan bir hareketle bana doğup sonra battığını sanıyor herkes,
Oysa sen hep aynı yerdesin, sabit ve mağrur.
Bense kendi eksenimde dönen yorgun bir dünya...
Ben döndükçe kendi içime, günler geçti hep
Sana dolandıkça koca seneler..
Uzaklara gittim , görelliğin en ağır hükmü;
Birkaç saati, asırlara kafa tuttu...
Sanki beynimde korku merkezi gibi bir sızıydın...
Ne olurdu konuşabilseydik seninle
bir bebeğin masum diliyle?
Kelimeler sussaydı , sadece davranışlar olsaydı.
Güvende hissetseydik, koşulsuz sevseydik...
Ya da
Benmerkezci çocuklar olsaydık;
Ne dersek diyelim, sadece güzel olanı,duysaydık, istediğimizi anlasaydık.
Zihnimizde aşk hariç...
Hiçbir soyut kavramı olmasaydı,
Sadece aşk kalsaydı.
Yapamadık,
Şimdi, seni düşündükçe durmuyor kortizol salınımı,
Bedenim hücre hücre yaşlanıyor bu kıskaçta
Yaşlanınca gecmiş zamanı daha çok düşünürmüş insan,
çocuklaşırmış derler,
Bir parça geçmişinde mi hatırı yoktu sende.
Gökyüzündeki o kocaman, pamuksu bulutlara baktığımız günler geliyor aklıma.
Bir parça su buharından nasıl da gemiler, evler yaratırdık?
Gerçeğin prangalarına ihtiyaç duymadan.
Tanıdık yüzler, güvenli yollar, somut bilgiler gerekmiyordu;
Sadece ne hissetmek istediğimizi biliyorduk
Belki... Belki o çocuksu saflıkta sever gibi hissetseydik birbirimizi.
Bir yol bulabilirdik.
Sonu güzel olan.
Hep bir çıkış, hep bir yol aradım.
Yolu buldum da ne oldu, sonu hep uçurum.
Üstelik yeni bir başlangıca hiç hazır değildim
Yolun sonları hep gözyaşıyla yazıldı kaderime.
Her seferinde ağladım.
Ağladım; zayıflık dediler,güçsüzlük dediler
ama ben yine de ağladım.
Ne büyük çelişki değil mi: İnsan üzülürken de ağlar,
Sevinçten delirdiğinde de,gözünden yaşlar boşalır.
Beynin teselli için kederin içinden, mutluluk hormonu fışkırması çelişki değil mi?
Şimdi bu çelişkiyle, her kayıp, derin bir iz mi bırakacak bende?
Her vedada, her bitişte yine seni mi hatırlayacağım?
Ömür boyu sürecek bir hatırlayış,, hayat boyu dinmeyecek bir özlemle mi kalacağım?
Yine ağlayıp, yine o kimyasal teselliye mi sığınacağım?
Anlatamadım sana kendimi hiç:
Sen benim ilkel yanımsın, mantık dışılığım,
o ilk düşünce sürecimsin
Gerçeklikle bağı kopmuş, zincirsiz duygularımsın.
Sen benim hem varoluşum ,
hem de hiç bitmeyen yıkımımsın....
Kayıt Tarihi : 11.07.2026 01:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!