Daha eşiğine adım atmadan
Günül Kabe'mi yıktın
Her yıkışını yetmişe çarptın
Çığlığıma kuşlar, soluğuma toprak doldu
Ciğerimi yolup, kapının önüne koydun
Verdiğim nefesi geri, çırpına çırpına
Bilmediğim adresinde bulup, aldım
Bana bu kabusu her yaşattığında
Yaşımı, yasımı yetmişe çarpıp
Saçımdaki akları çoğalttın
''Allah'a vuslata coştuğumda
Arkama dönüp
Bir de sana bakıyorum'' demiştim
İnsanın sevdiğine, sevdiklerine gözü arkada kalır
O gözler ki, cenneti seyrettiren kalbin pencereleri
Her buğulandığında, adının üstüne adını yazdırır
Bir çift yüz sayfasına aktarır
Vuslata mektuplarını, duayla Arş-ı Âlâ'ya ulaştırır
Aşka, okuma yazman yok mu senin?
Aşk Kabe'sini yedi kat dünyalık döndüm
Yedi veren sarmaşık gül olup örüldüm
İçin için yanan Gül'üm, aşka pervaneyim
Kefeni giyer, ruhumla ahirete gider gelirim...
Sen aşkı nasıl bu kadar hafife aldın
Enkazımın üstüne enkazlar yığıp
Boyumu bulutlara kadar uzattın
Gökten boşalırcasına ağlattın
Sen aşkı tavaf etmedin mi hiç?
Sevgi Gül İlkanKayıt Tarihi : 1.2.2026 02:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bazı şiirler aklınızda olan değil Ansızın, kalbinize konulup Kaleminizden akıtılandır Sayfaya içinizi yola yola... Sevgi Gül İlkaN




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!