tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
anımsar mısın bilmem
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
Devamını Oku
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam




akıcılığı yakalayamamış olmasına rağmen anlatımını beğendiğim bir şiirdi..duyguyu yüzeysel işlemiş bir tema..emeğe saygı adına şairini ve şiiri kutluyorum .
Ya arkadaşlar,
Eve gidicem, bir türlü gidemiyorum. Neden mi? Burada muhabbet, çok güzel. Kuşlar bile yuvasına çoktan gitti. Ben burada gece kuşu oldum. Artık şu muhabbeti kesseniz de bizde, yuvamıza vasıl olsak(!)
Zülfü yare fazla dokunma(!) sevgili Emrah. Sonuç: aforoz olmak.
Sevgi ve selamlarımla.
Sayın gülten68,
Ben sizin özelinize dün bir mesaj attım ama, hala okumamışsınız.Ayrıca dünkü, 'Ay Suya düştüğü Zaman' adlı şiirime yaptığınız yorum ve önerileriniz için, teşekkür ederim.
Bu sayfada özel bir mesaj gönderdiğim için, bütün site sakinlaerinden özür dilerim.
Temiz kalan tek yerdir devrim
bütün bir yıl
kirlenen duvarda
ama görebilmek için
asıldığı çividen indirilmelidir
yaprakları biten takvim
Zorbalara direnmektir devrim
bir çocuğun
annesinin çantasından aldığı paraları
altına gizlediğini
söylememiştir dövülen
hiçbir halı
İçinde yaşamaktır devrim
dikiş kutusunun
ve topluiğneler gibi
bir arada olmayı gerektirir
karşı koyabilmek için zulmüne
makas denilen patronun
Gece ışıklar arasında koşmaktır devrim
ateş böceklerini
yakalamak isteyen çocukların
peşine takılır gün gelir
yanıp sönen mavi ışıkları
polis arabalarının
Kağıt bir gemidir devrim
bütün gemiler
hurdaya çıksa da sonunda
taşıdığı özgürlük şiiriyle
batmadan yüzer nicedir
dünya sularında
Kim bilir kaç yunus görmüş
kaç deniz gezmiş...
Sunay Akın
:)
Çok boyutlu yaşamların güncesidir kubist şiir..!!
Sana gülümsedim anne.. sadece sana..
sevgili Hasan Tan'a yürekten katılıyorum...hiç bir şiir,şairinden başka hiç kimsenin düzeltmesine,dizgisine açık değildir...yazıldığı andaki duygu ve düşünceler şairine aittir çünkü..kaldı ki şiir;serbest tarz şiir olup,neyi nereye koyayım kaygısından uzaktır...
bir de şunu söylemek istiyorum:günümüz Türk insanına 'hadi bana şair isimleri say' diye bir soru yöneltsek,saydığı isimler arasında Sunay Akın da olacaktır...dikkatinize...
'Nicedir sokağa çıkarmıyorum şemsiyeyi korkuyorum çünkü; kapısı açık kafesinden uçan bir kanarya gibi,beni ikinci kez terk etmenden.'
Bu bölüm biraz evvel bir şiirin bölümüydü. Şimdi ne oldu? Bir romandan veya bir hikayeden, bir pasaj oldu.
Soruyorum neden şiir özelliğini kaybetti?
Şimdi Aşık Veysel'den bir örnek:
'Çiğdem derki ben elayım
Yiğit başına belayım
Her çiçekten ben alayım
Benden ala çiçek var mı?'
Çiğdem derki ben alayım, yiğit başına belayım,
her çiçekten be alayım, benden ala çiçek var mı?
Her iki durumda da bu şiir, şiir özelliğini yitirdi mi, yitirmedi mi?
Benim anlatmak istediğimi anlayanlar, fikirlerini, görüşlerini ve eleştirilerini yazabilirler.
Teşekkürler.
bir şairin şiirini alıp,onun yazdığı durumda hissettiklerini,birikimlerini,poetikasını göz ardı edip,kendi şiiriymiş gibi yeniden yazmak ve doğrusu budur demek için cidden manyak olmak lazım.
ölçüsünü kaçırmış olmamış şiir manyaklarında bir durum daha göze çarpar.bunlar şiiri çok beğendiklerinde ve öyle bir şiiri yazma gücünü kendilerinde bulamadıklarında ve/veya kıskandıklarında şiirin bazen bir parçasını bazen tamamını alıp kendi şiiriymiş gibi yayınlarlar.biz bunlara şiir hırsızı der geçeriz.oysa bunlar aramızda dolaşan hastalardır.
yazık.
Ali Akar ve saz arkadaşları yüzünden Kyoto protokolünün şart olduğuna inanmaya başladım:)
Bu ne kirlilik bu çok bilmişlik yaw...
Bu şiir ile ilgili 59 tane yorum bulunmakta