Ummanları omuzlasam da, serbestim,
Bir ıstıraptan haz duyarak, bin çoğalırım,
Bitkin hislerim, doyurdu mu yoksunları?
Hiç ürpermeden, semadaki kandillere koşarım.
*
Aşkın şivesi, kalp şivesi, tükenmez hevesi,
Kavurur yaban ellerde sinemi, özümde aş demlerim,
Heceden heceye sıçramakla, dinmez bu keder,
Ey beni kimsesiz koyan nağmeler, ey.
*
Gecenin zifiri örtüsü, üstüme çöker,
Her nefes bir düğüm, boğazımda kilitlenir,
Sessiz çığlıklarım, arşı deler geçer,
Vuslatın hayaliyle, avunur dururum.
*
Mızrabın ve levhan vardı, kayadan,
Huzurun ve matemin, süzülür kayadan,
Dokudun inşanın, o zevalsiz manzumesini,
Senden yadigardır bize, görkemli şöhretin.
*
Mazinin tozlu raflarında, saklı sırlar,
Unutulmuş yeminler, tutulmamış sözler,
Her adımda biraz daha, ağırlaşır yüküm,
Geçmişin gölgesi, peşimden gelir.
*
Bir devran ki işler, ozanın nidası bendedir,
İşleyen devran, bahtımın nidasıdır,
Borada arınan kaküllerimi, sual edin bana,
Bu çaresiz bekleyiş, bilmem ki neyin bedeli?
*
Aynalarda gördüğüm suret, bana yabancı,
Dudaklarımda mühürlü, bir itiraf saklı,
Söyleyin ey dilsiz duvarlar, sağır gökler,
Halsiz cüssem, şimdi hangi kusurun lisanı?
Kayıt Tarihi : 21.1.2026 20:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!