Yakından gördüm,
Çok çok yakından...
Kopunca,
Ayrılınca vagon lokomotiften;
Hemencek çıkıverdi, ayrıldı raydan...
Uyan, kaldır yolumdan;
Durma, kaldır yolumdan göz kapaklarını..!
Bırak geçeyim...
Yüreğin suyumdur...
Can suyumdur yüreğin..!
Bırak içeyim...
Bin değil,
Beş bin, on beş bin değil;
Ateşten, kıpkızıl közden basamak..!
Yüreklerde ne ayak kalır, ne parmak..!
Kolay sanma..!
Kolay değil, zor mu zor işte;
Çırpınma boşuna..!
Olmaz, yapamazsın..!
Çekemezsin,
Sağa sola bükemezsin boynunu;
Altındaki bu gemsiz,
Dizginsiz atın..!
Ümidim yok artık,
Dönmeyeceksin...
Yapışmış inadın ve gururun,
Sımsıkı yapışmış ayağına..!
Ümidim yok artık,
Yıllardır bir zifiri karanlıkta,
Bir ayazdayım..!
Kırıldı yıllar önce yarin gönül fayları...
Ve hepten yıkıldı,
Çöktü yarin gönlündeki o beyaz konak..!
Her yanda enkaz..!
Ve her yer,
Her yan toz duman..!
Enkaz altında onlarca,
Yüzlerce civan..!
Çöktü;
Akşam oldu...
Yine kapandı gözlerin...
Ve yine dün akşamki,
Her akşamki gibi göz kapaklarının gölgesindeyim...
Her günün sabahında,
Omuz değil, yürek verdim yüreğinin kapısına;
Aylarca,
Yıllarca hep yürek verdim...
Yürek verince her daim, açıldı en sonunda;
Yıllar sonra da olsa açıldı en sonunda yüreğinin kapısı...
Muradıma erdim...
Gözlerinden dökülürken,
Şırıl şırıl boşalırken sözlerinden yüreğin;
Durmadan,
Hiç durmadan içiyorum yüreğini...
Lakin hiç durmadan içsem de yüreğini;
Susuyorum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!