Gün gelecek, an gelecek;
Kuruyacak,
Hepten kuruyacak kan gölü...
O gün, o an gelince,
Bir baştan öbür başa kuruyunca kan gölü;
Süslü, yaldızlı otoban;
Patikadan ıraktaydı,
Hem de çok ırakta...
Lakin kesiştiler;
Kesişti otobanla patika son durakta...
Akşam oldu yine...
Ve yine yavaş yavaş tutuluyor güneşim...
Akşam olunca
Ve aheste aheste kapanınca gözleri,
Girince göz kapakları yavaş yavaş araya;
Her gün,
Her an biraz daha eriyor;
Günbegün,
Anbean inceliyor umudum,
Koptu kopacak..!
Bekle, her an düşebilirim..!
Yokluğunda semadan, arzdan, denizden, yıldızdan,
Her şeyden resmini içti...
Susamadı gözlerim;
Yokluğunda bir gün,
Hatta bir an bile susamadı resmine;
Susamayacak..!
Seni sevdim...
Seni sevdim yıllar,
Onyıllar boyu;
Sadece seni...
Sevsem de onyıllar boyunca seni;
Seni ne aylık,
Ne yıllık,
Ne de ömürlük sevdim…
Seni ölümün nefesiyle sönmeyecek sevda ile,
Sonsuzluğun kapısından dönmeyecek aşkla sevdim…
Tüm kapılar kilitli...
Ne sağdan,
Ne soldan tek bir çıkış var;
Ne önden, ne arkadan...
Kaçış yok,
Almış beni gidiyor zaman..!
Ne gün,
Ne zaman senle göz göze gelsem;
Bir sağa,
Bir sola savruluyorum..!
Ayakta duramıyor, devriliyorum..!
Gönlümde ne bir gül,
Ne tek bir sümbül kaldı;
Ne de bir zambak…
Benim için yağmur yağmayalı yarin çeşmi siyahından,
Gönlüm kurak mı kurak…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!