Gün gelir teker teker gider bütün tekneler,
Dalgalar içinde yapayalnız kalır taş liman.
Kış geldiğinde uçar gider beyaz leylekler,
Kış ortasında tek başına kalır koca orman.
Kar yığınları sarar kuru ağaçların gövdesini,
Uzun zaman oldu gül yüzünü görmeyeli,
Her sabah, her akşam buradan geçmeyeli,
Hasret kaldım gül yüzüne, ahu gözlerine,
Selvi boyunla salına salına gelip gidişine.
Odamın camından bakıp yolunu gözlüyorum,
Her sabah seni görmek istiyorum geçtiğim yollarda,
Kuşların konduğu, papatyaların açtığı yeşil ovalarda.
Seher vakti güneş gibi parlasın ahu gözlerin,
Bakışlarım odaklansın gözlerine derin derin,
Seher yeliyle dalgalansın siyah zülüflerin.
Bülbül damda oturmuş gülüne şarkı söyler,
Mecnun çölde çaresiz Leyla’sına inler,
Aşıklar şarap sofrasında gazel dinler,
Benim ise gözlerim kapıda gül yüzünü bekler.
Hayalin her gün duruyor karşımda, perde perde.
Ceylan gözlerin yıldızlar gibi ışıldıyor zihnimde,
Bahar kelebekleri gibi uçuyorsun yanı başımda, Özlemin ve sevdan pare pare akıyor gözyaşımda.
Her sabah siyah saçların dalgalanır seher yeliyle,
Gül yüzün mehtap gibi parlar sabah güneşiyle,
Kuşlar ağaçlara yuva kuruyorsa,
Martılar gemilere eşlik ediyorsa,
Bahçelerde kırmızı güller açıyorsa,
Koyunlar, kuzular kırlara yayılıyorsa,
İşte o zaman hayat yaşamaya değer.
HAYAT YILDIZIM
Sıcak bir temmuz günü tanıdım seni,
Masum duruşun, çekingen bakışların,
Sözlerin, ışıldayan gözlerin ve nur yüzün
Hep aklımda kaldı o günden bu güne,
İçin yandığında fırtınalar kopar zihninde,
Öfkeni dalga dalga uçur gitsin gökyüzünde
Güneş utancından saklansın karlı tepelerde,
O an çöksün yer yüzüne, sis kümeleri
Gel gitler yayık gibi çalkalasın denizleri,
Mavi sular yükselip boğsun teneke gemileri.
Unutmalısın önceki insanları, yolları, yılları,
Geride bırakmalısın eski mekanları, acı anıları,
Yeni bir dünyada kendini bulmalısın ilk önce,
Doğayla baş başa olmalısın her gün, her gece...
Kuş sesi ve çiçek kokusuyla uyanırsın sabahları,
Yıl iki bin yirmi üç, mevsim kış, aylardan şubat.
Günlerden pazartesi, hava buz gibi berbat.
Zaman dört on yedi, sabaha kaldı iki saat.
Birden hidrojen bombası gibi patladı tabiat.
Adeta yarıldı yerküre Maraş Pazarcık’ta,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!