Minibüs peşinde koşarken, yoruldum ulan,
Şoför abi gaza basıp, toza duman katan,
İş yerine varmak, sanki büyük bir eziyet,
İstanbul içinde sıkışıp, böyle kalan.
*
Patronun salonunda, kahkahalar yükselir,
Maaş zammı sorunca, ansızın ses kesilir,
Ev sahibi, kirayı artırmak ister yarın,
Fakirin cüzdanı, günden güne pek ezilir.
*
Öğle yemeğinde, midemizde sıcak lavaş,
Çaycı dayı sinirli, adımları pek yavaş,
Paydos saatine, dakikalar sayıyoruz,
Trafik derdiyle, başlar yeniden ulu savaş.
*
Akşam eve dönünce, koltuğa yığılmak var,
Televizyon açıp, aptal diziye dalmak var.
*
Cumartesi sabahı, markete koştuk erken,
Fiyatlar uçup kaçmış, cepler bomboş gezerken,
Peynir zeytin almak lüks, altın bilezik olmuş,
Kasiyer fişi keser, biz cüzdanı ezerken.
*
Mağaza vitrininde, bakan şaşkın deliyiz,
İndirim yalanıyla, kandırılan veliyiz,
Kredi kartı borcu, dağları aştı bitti,
Tüketim çılgınları sokağında, kediyiz.
*
Pazartesi sendromu, asla yaka bırakmaz,
Çalar saat çalınca, alem yataktan çıkmaz,
Metroya biniş anı, inan Şaban filmidir,
Şehrin telaşesinden, ruhumuz asla bıkmaz.
Kayıt Tarihi : 27.03.2026 23:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!