“ Güzel,” dedi, “çok güzel. Bu yaşta çalışıp para kazanman. Okurken, evine katkıda bulunman.” İlk kez konu dışına çıkılmıştı.
“ Beyazları özenle yap,” dedi. “Kahverengileri de koyult.” İyi günler, bitti, üstü kalsın, sağ ol; bu sözcükler pek değişmezdi.
“ Amca,” dedi bir pazar, “kitap var mı? ”
SEÇKİN GÜNDÜZ
POSTACI
Onu en son perşembe günü görmüştü. Geçen ayı düşündü: ‘Sanırım salıydı. Bir öncekiyse bayramdan sonraki ilk cuma... Kıştan bu yana? ..’ Topluyor topluyor; toplamı dokuzu bulmuyordu! ‘Olsun! ’ Konuşmaksızın geçiveren anlarla yetinmesini öğrenmişti.
‘Kimi kimsesi yok gibi,’ diye düşünürdü ara sıra, sonra yargısı değişirdi. İletişim aygıtlarından kuşkulanır, ayrıca gelişmelerinden duyduğu kaygıyı arkadaşlarından gizleyemezdi. Yoksa yine görev yerinin değiştirilmesini mi istese?
Yüreğimden petrol yeşili rapsodi
gözlerim kapalı
kulaklarım tıkalı
Senden oluşmuş ezgiler
akıyor
çalıyor yine de
SENİ BULANA DEK
Birini seviyorum
Öbürünü de
İnan seni de seviyorum
Kollarımda o
Çayından dolu bir yudum aldı. Ilınmıştı. Elinde bardak, “Büyük bir kentin,” diye fısıldadı, “daracık bir sokağındadır bütün yaşantım.” Bir içişte bardak yarılanmıştı. Kaşığıyla bardağın ağzını kapamaya çalışıyordu. Bırakır bırakmaz dengelenemeyen kaşık bardağın içine düştü. Sesi güçlendi; “Bütün yaşantım, bütün! ”
Sözleşmişçesine üçü de, “ Eee? ” dedi.
Birinin sağında, öbürünün solunda onca yer olmasına karşın bitişik sandalyelerinde omuz omuza oturan iki yaşlı, “Eee? ” diye üsteledi.
Sesleri çirkindi. Çığlık çığlığa uçuşuyorlardı. Kulaklardaki hoşnutsuzluğu görünümleri giderebiliyordu. Kanat çırpışlarındaki inceliğe, süzülüşlerindeki ustalığı ekleyince sesler bir çırpıda güzelleşiyordu.
Yolcuların çoğu güvertedeydi. Uzaklaşan kentin fotoğrafı çekiliyor, el sallanıyor; martılara da yiyecek atılıyordu.
Gülümsüyordu kadın, sık sık gülümsüyordu. Uçuşan saçlarının soytarılığına bir ara kahkaha attı oğluyla.
Geceyle sarmaş dolaş ezgiler
Sevişiyor
Çakmak gözlerdeki kıvılcım
Tutuşturmuş yürekleri bir kez
Uzan renklerime
Dokun uzaktan tenime
“Katı... Kötü... Acımasız... Duygusuz, umursamaz—Demekle olmuyor; bu kaçıncı hafta, kaçıncı kez! Usandım.”
“Durma! Baştan. Daha içten. İnanarak. Yaklaştık, değişeceksin bu kesin.”
“Hoşgörüsüz... Duyarsız. Bencil, çıkarcı—Yeter bırakalım. Çabamız sonuçsuz. Dayanamıyorum.”
Girme düşüme
elindeyse
Gerçek sanıp
düşüveririm gözlerine
Dipsiz kuyunun Alice’i değilim
Ne sen varsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!