Her nefes alışımı adadım sana, sen istemezsen yaşamam da!
El alem bizi konuşuyormuş çok mu umurumda?
Ben bu kadar sevmesem seni,
sende bu kadar sevilmesen kim varır bizim farkımıza?
Saat 6, yoksun!
Dünde yoktun, böyle giderse yarında olmayacaksın!
Sana cehennemden azap diliyorum,
ben dünyada çekiyorum, sende çek, inan çok istiyorum.
Sana kendini ne zannettirdim bilmiyorum!
Oysa ben, seni ne zannettim ama sen ne çıktın iyi biliyorum.
Klasik bir aşk hikayesi...
Sayfalarca bıkmadan yazdığımız,
Sevgiyi anlatmaya çalıştığımız.
Hani her baharda sevip,
Sonbaharda ayrıldığımız.
Ve adına sevgi adına sevi dediğimiz
Her gidenin ardından böyle ağlar mıyım sanıyorsun?
Ve her giden beni benden böyle götürebilir mi sence?
Sen giderken ben tükenirim, soğur gecelerim, ürperirim…
Gitme! Kendimi bilirim, gidersen sensizliğe yenilirim.
Karanlık, Sen, Ben!
Şimdi karanlığı göstereceğim sana, bu kör dövüşü hep boşu boşuna…
Dokunmaya kimin cesareti var ki karanlığa…
Sen kapat gözlerini, ben ararım karanlıkta seni.
Ben, eğer kaybedersem beni, sen bul, sen bul ellerinle beni…
Bir damla su gibiyim
Kimi zaman
Yağmur olup çıkıyorum karşına,
Kimi zaman
Masum bir gözyaşı.
Ne yağmurken silebildin yüzünden beni,
Ne yağmurlarım var senin için
Ne yıldızlarım var artık
Ne duygularım var yaşayabildiğim
Ne de yaşayabiliyorum diyebileceğim bir hayatım
Ne sevmenin acısı
Ne ayrılık acısı
Saklandığın yerden çık artık,
körebeye döndü bu oyun.
En aşığımız en kör
en körümüz en ebe
ve o ben yine…
Hadi bana yakalanmaya soyun
Belki de bendim sevmeyen seni
Belki hep aldandım hep aldattım
Hiç sormadım neyi beklediğini
Belki de hiç düşünmedim
Bir yabancıyı sever miydi
Yada
Ölüm!
Senden sonra ilk kez
Ölümü izledim
Senden sonra ilk kez
Bu kadar yakındım ölüme
“Ölümle burun buruna nefes nefese”
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!