Tenine dokunamazdı ellerim, tenim.
Yakardı alev alev, tutuşurdu bedenim.
Gözleri… Ahhh gözleri…
Ne olduysa, ne yaptıysa gözleri ile yaptı,
yıktı, yaktı koca şehri,
Sen sadece beyaz bir kağıttın,
ben kendim çizdim kendim yaşadım.
Sense olan bitenden hiçbir şey anlamadın…
Elim ayağım tutmuyor…
Gözlerim görmüyor, kulaklarım duymuyor…
Sustu dilim, konuşmuyor…
Bittim, bitiyorum…
Bir gel-git gibi, suların çekildikçe benden,
geriye kalan koca bir hiç!
Ellerimde dünden kalma bir titreme,
Yüreğimin bir yanı kan içinde
bir yanı ellerinde...
Sen kendini düşündün hep, hep yükseklerdeydi gözün.
Hiç dönüp baktın mı halime, sordun mu niye solgun yüzüm?
AŞK beni sende buldu, bilmiyorum bu haktan cezamıydı lütuf mu?
Sonsuz mutluluk diyorlar, sonsuz acı nasıl olur bilmiyorlar.
Sen şimdi bir yabancının kadar yabancısın bana,
Eller daha çok sevdi deme, inanmam buna!
Her şeye rağmen aklımda gözlerin.
Yasaklamıştım aslında seni
Düşüncelerimde yasak
Yüreğimde değil!
Meğer her aşkın izi kalırmış
Ben anlayamamışım
Yüzün perde arkasında, sesin yok.
Kulağımda bir tını karanlığa yakışırcasına,
acının resmini çizen bir düşüm var.
O gün kimse sormaz seni bana beni sana...
Yüzün perde arkasında, sesin bana hiç,
Hayatta birkaç ‘an’ vardır ki tekrarı mümkün değildir.
Seni, bu ‘an’lardan birinde buldum, diğerinde kaybettim.
Belki sen hiç fark etmedin ama yeri geldi bu her iki ‘an’a da lanet ettim.
Söylesene yaşamda nelerden geçebiliyoruz ki öylesine?
Nelere sırtımızı dönebiliyoruz ki istemezcesine?
Senden çok yaşadım
Çok yaşandım senden
Sen daha geçmemişken
Ben çoktan geçmiştim senden
Nasıl sevmiştim bilsen
Nasıl yanmıştım
Bir bulut olsam gökyüzünde
Dolaşsam hep üzerinde
Dolunca içim
Yağmur olup yağsam üzerine
Firar etsem de uzaklara
Dayanamam dönerim geriye
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!