Bazı yaralar
çocuk yaşta düşüyor insanın içine.
Aradan yıllar geçiyor,
o sızı aynı yerde kalıyor.
Bir gece çıktı o evden.
Avlunun taşları soğuktu.
Kapı sert kapandı ardından.
Kimse tutmadı kolundan.
Sonra hayat sessizce aktı.
Sobanın üstünde çay kaynadı.
Çamaşırlar kurudu.
Çocuklar büyüdü.
Mevsimler geçti.
İnsan bazen
en çok kırıldığı yaşta kalıyor.
Mahallede Cemal diye bir genç vardı.
Adı yüksek sesle anılmazdı.
Karşılaşınca gözlerini kaçırırlardı.
Yan yana geçerken
ikisi de susardı.
Bir gün
eline beyaz bir mendil bıraktı.
Kenarında ince işlemeler birde ismin baş harfi vardı.
Başka hiçbir şey söylemedi yada söyleyemedi
Bazı duygular
dile gelince eksiliyor,
içte kalınca yıllarca büyüyor.
Sonra yollar ayrıldı.
Başka bir evin ışığı yandı.
Başka sofralar kuruldu.
Hayat herkesi başka yerlere götürdü.
Bir gün
Cemal’in verem olduğu duyuldu mahallede.
Pencereler hafif aralandı.
Sesler kısıldı.
Kimse açık konuşmadı.
O yıllarda
bazı insanların bedeninden önce
içi yoruluyordu.
Yıllar geçti sonra.
Fotoğraflar sarardı.
Evler değişti.
Mahalle değişti.
Sokakların sesi değişti.
Bir sabah
ev sessizliğe erken uyandı.
Perdeler yarıya kadar çekildi.
Mutfakta kaynayan çayın altı kapandı.
O gün
eski sandık açıldı.
En dipte katlanmış bir mendil bulundu.
Hâlâ saklanıyordu.
Nakışları solmuştu.
Kumaşı incelmişti.
Yıllarca bir eşya gibi değil,
susulmuş bir ömür gibi durmuştu.
İnsan o zaman anlıyor;
bazı aşklar bitmiyor.
Yalnız derine gömülüyor.
Bazı mendiller de
kuruyan gözyaşını
yıllarca saklıyor.
Cemalim, Cemalim,
Aslan Cemalim…
Al kanlar içinde
kaldın Cemalim.
Kayıt Tarihi : 15.05.2026 23:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gerçek Hayat hikayesi




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!