Aşk
Ayrılığın çıkmazlarıyla kuşatılınca masum hayaller
Uğrar mı saadetli semtine o habersiz sözcükler
Ben Sumudum...
Ben Sumudum...
Güvercin kanatları gibi yelkenim
Güvertemde bir dünya taşırım
Ben Sumudum sonsuzluğa kırıldı Dümenim
Candan Cânana
Issız ve çorak, ölüme bakan ruhlar alemi
Biz hicret edelim cana, canana meyledelim
Sonsuzluk yolunda Zümrüd ü anka kuşu vasıta
Bulutlarla örtünelim değmeyelim ayaza
FİLİSTİNDE OYUN
Saklambaç...
Kimler sobe ya giz nerede
Ses sözsüz, haykırışın hali nice
Yalın ayak, saklanmaya vâkıf
HİÇ
Can illeri, Dil sofrası
Duyular duyulmaz
Ruh sağır, Lisan hem lâl
Kara karanlık âsuman
KAFKASYA ŞEHİDLERİNE
Kirpiklerinde mahzun ayaz
Sırtında bi dünya toprak
Tetikler üşümüş, Süngüler kırık
Namlusuna pus çalınmış Mehmedin
PALU
Sinesinde kulaçlar boyu Mezopotamya
Zemini, güneşin ihtişamlı portresi
Bir yanında Toprağa can vermiş ıslak,engin kıvrımlar
Bir tarafında tabiatın kuşbakışı kente
Paludur Palu...
İnsanoğluna arı pınarlarıyla saflığı
Engin ırmaklarıyla sonsuzluğu müjdelemiş
Kalesiyle kocamış tarihe dolunay
Han, hamam, Cami ve Medreseleriyle
SAKİYA
Yeşil cübbe üzerinde
Kandil yanar camisinde
Pervaneler menzilinde
Şem’ine yanar Sâkiya
SİLÜET
Azıcık serap, biraz hurafe
Yobazlığa Çağdaşça reddiye
Belki Tapınma değil atalar kültü
Gitti de geri gelmez bir türlü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!