Ağıdımı duymayan dağlar yıkılsınlar her demde.
Zifiri karanlıklar aklımın dehlizlerine girdiler
Ebedi sonsuzluk denizinde gezinen beni,de buldular
Hayalime giremeyen zengin yoksullar kimsesiz kaldılar
Rahatsız olmuş esir ruhlar zifiri geceden kaçtılar
Karalar bağlayıp zehir soludum
Belki kuruyan dere yatağı ben oldum
Gül ektim diken hasat ettim
Abı hayat pınarlardan bir damla sıhhat alamadım
Selviler,mi çekti suyunu anlamadım
Ağlamayı düşledim izbe köşelerde
Çünkü kurumuştu sanki,nehir yatakları
Çatlamış taşları toprakları
Bir tek o çınar ayakta
Bir çalı çirpi ayakta
gezdim yollarında bataklık izleri vardı
feryadıfigan kaldırım taşlarındaydı
ne zamandır üzerimize ayak basmadı
iyi insanlar,geldiler ve
Eşkiya değilim uçurumsus ormansız dağlardayım
Yolumu kaybettim çıkışın eşiğinde
Ölüm gölgenden daha yakın bu gün bana.
Çünkü namlumun ucundayım;
yana yana küllere karıştı kağıtlar
yere düşüp toprağa dönüştü
yozgat,ın sarıkayasında bir çöplükte
son buldu şiirlerimin yaşamı
bir kızgınlık anında
Durun ne olur dermen güllerimi
Çatman kaşlarımı onlar benim bendelerimdir
Gergin milletler gibi asman yüzlerinizi
Psikolojik savaşlar gelir
Sonra peşi sıra,
Oksijenin yatağına hücum eden
Neden kalktı oksijen yatağından?
Bozuldu ormanın sessizliği biran
Feryadı figan elaman elaman
Ağladı yanmış ağaçlar
Ağladı tutuşmuş yapraklar
Umurumda değil umursamazlığın.
Umurunu umursamamam.
Gövdeler başlara ağır gelir çünkü.
Çukurlar çukurlar kazılır fikirlerle,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!