Güneş çekilirdi pencerelerden
Karanlık bir mahrem gibi
Usulca girerdi evlerimize
Yağmur bir dua olurdu
Yetim çocukların avuçlarında.
Toprak suya doyardı…
“Bir gün uçmağın kapısı açıldı. Küçük bir kız çocuğunun annesi kanatlanıp gitti sessizce. Çocuk: “Annem ellerimden kim tutacak” dedi. Bir başka gün, uçmak bir anneyi daha baştacı etti. Oğlu: “Annem” dedi omuzlarımda. Şiir, işte bu iki annenin aziz hatıralarına ithaf olunmuştur.”
Annem,
Unutmadım, biriktirdiğin kırkikindi yağmurlarını.
Kar vakti,
İğde kokulu kucaklarından akan
Aşk, varlıkta yokluk,
Çoklukta yalnızlık çekmekmiş
Anladım.
Sen yoksun ya!
Yalnızım, derbederim.
Neden öyle erken gittin ki!
Eskiden sevdiğim güzeller
Sizin yerinize ağladığım günleri hatırlar mısınız?
İki gözüm iki çeşme olurdu,
Gözleriniz değince gözlerime.
Kiminiz bir üzüm asmasında asılı kalmıştınız,
Kader acımasız, talihim şaşkın,
Koca bir yılın ardından gülüyor bana.
Ne insaf aradım, ne bir sarışın,
Felaket, tellalıyla seni getirdi bana.
Aydınlık saçıyorken gök mavisi gözlerin
Ey şair, duydum ki yine meyl eylemişsin
Derûn-i kalbile, aşk ile bir nâzenine
Temâşa eylemişsin, bir nazar eylemişsin
Meğer zalim tenhaca koyup gitmiş ha seni.
Unutmadın, unutmazsın, âşinadır ezelden
Bu gece rüyamda deniz gördüm.
Oysa yıllardır rüya görmezdim ben.
Kulun, kölendim, bendendim senin
Haber gelmiş ki bu gün, âzad etmişsin beni.
Bu gece rüyamda deniz gördüm.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!