Sular akar Kaz Irmağı'nda
Koyuna yatıyorsun Kayabaşı'nda
Yeşile bürünmüşsün bir uçtan bir uca
Altın bilezik takmışsın tombul kollarına
Kayabaşı kendin mağrur başın yüce
Dağlarındaki kekik kokusuna imrenirim
Alıç armut, çiçek kokusuna hayranım
Yeşil dağ koyaklarını özledim Bünyan’ım
Gençliğimde tozlu yollarını çiğneyerek giderdim
Baharda dağlarından gelir sökün seli
Gergeme’ye mal olmuş kepez dağın var
Sohranarak akan Horhor suların var
Eteğinde Allah’ın hikmeti bağların var
Çeşit çeşit üzümlerde ne cevherler var
Güneş vurunca bilye gibi görünümünde üzümler
Kınalı keklik kayalıklarda sulanır
Sulanır sulanırda etrafında dolanır
Şöyle bir kubararak etrafa bakınır
Yanık yanık ötüşü insanlara dokunur
Kınalı keklik yükseklerde yuvasını yapar,
Vardım Bünyan’a gezdim gönlümce
Yanarım ben geçmiş senelere
Kıyamet mi kopar çalışalım Bünyan’a aşk ile
Ağlıyor gözlerim kime ne
Beyhude geçmiş seneler
İçinde varsa kor gibi bir ateş
Durma gel sende Bünyan'a yerleş
Var sende biraz Bünyan'da eğleş
Köyümün güzelliği bir başkadır Bünyan'da
İçimde kıpır kıpır vatanımda güzellikler
Sende dünyaya geldim, vatanım oldun
Çirkinlikten vazgeçtim, güzeli seçtim
Kanat çırpıp göklerin yücesine geçtim
Bünyan’ın güzelliğine bakıp kendimden geçtim
Güzelliğin gönüllerde yerini bulan
Seherde indim bağlara
Pusu kurmuşlar her tarafa
Vurdular beni düştüm toprağa
Dört kurşun sıktılar bana
Arka dönüp kaçtılar
Ziyaret için vardık Cemal Dağaşan’ın evine
Hoş sohbetten sonra başladık latifelere
Bir ara Cemal Dağaşan kafasını gösterdi bizlere
Sorduk ne oldu senin kafana hem de ensene
Ağzımdan kaçmış kötü söz söylemişim Semiran’a
Yarab bize evlat acısı tattırma
Gelirler mi diye kapıya baktırma
İhtiyarlıkta göz yaşı akıttırma
Her şeyin iyisini sen bilirsin Allah’ım
Bir insan iki sefer çocuk olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!