Sözcükler sokağı’nda biri ölmüş
gece, adını sessizliğe vermiş
Üstelik garibim şairmiş
Ardından
şiirleri dağılmış:
bir kısmı kaldırımlarda
bir kısmı rüzgârın cebkenine
bir kısmı da hiç söylenmemiş platonik kalmış.
Yazıları öksüz yetim kalmış;
mürekkebi tükenmiş bir kalem gibi
masanın üzerinde susmuş her yeri mavi kaplamış
Bir cümlesi yarım
bir dizesi karlıymış;
ölüm, kurtuluş diye en sevdiği kelimenin
sonuna noktayı koymuş.
Selasını sevdikleri sessiz dinlemiş,
her uyak biraz daha ağlamış.
Redifler başını eğmiş,
Uyaklar donuk kalmış
heceler birbirine sokulmuş.
Kimse ardından “öldü” diyememiş;
çünkü şairlerin ölmediğine,
yalnızca seslerinin
başka ağızlarda çoğaldığına inanılırmış.
Vasiyetini dost satırlar cümle cümle okumuş:
“Bedenimi toprağa gömün
ama kelimelerim dünyada kalsın.
Bir dize yere düşerse tutun elinden
onu kaldırın;
çünkü bazı sözcükler
ancak sevildiklerinde kalpte yaşar.”
Elbiselerini ihtiyaç sahiplerine,
şiirlerini aşk şairlerine,
sitemlerini ozanlara bırakmış.
Yalnızlığını kimseciklere vermemiş;
onu kendine saklamış,
son kez cebine koyup
karanlığa yürümüş.
Ardında bir avuç kelime kalmış;
kimisi kırık, kimisi suskun.
Bir “sevda” duvarın yukarıdan aşağıya inen çatlağında,
bir “ah” eski bir ahşap pencerenin buğusunda,
bir “gitme” hâlâ gecenin boğazında ayazlarda.
Sözcükler Sokağı’nda
o günden beri kimse yüksek sesle konuşmuyor.
Çünkü herkes biliyor:
Bir şair öldüğünde
dünyadan yalnızca bir insan eksilmez;
bir dil kültür örf adet yaşam aşk yetim kalır
ve bazı kelimeler
bir daha asla
eski anlamlarına dönmez ve hissi vermez
Kayıt Tarihi : 1.09.2026 21:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!