Hangi vakit söze girsen, pot kırıyorsun sanki,
Aynaya her bakışta, dev görüyorsun sanki,
Akılsız ne bu cakanın, ne havanın tuzu var,
Her an bin kez saçmalayıp, coşuyorsun sanki.
*
Sen mizahın kuralı, dilimdeki şakasın,
Sen sabrımı bitiren, başımdaki vakasın,
Sensiz dönmüyor teker, eğlence meclisinde,
Sen gülmeme vesile, aklımdaki takasın.
*
Düz yolda yürür iken, takılıyordun hani,
Boş bardaktan su içip, döküyordun hani,
Görenler hayret eder, bu sakarlık ne diye,
Kendi gölgenle bile, dövüşüyordun hani.
*
Bilmediğin konu yok, her şeyi alim sanır,
İki satır okusa, filozof diye tanır,
Cahil cesareti bu, kimsede bulunmaz ki,
Seni dinleyen herkes, yerinden utanır.
*
O giydiğin ceketler, rüküşlük abidesi,
Renkler birbirine küs, uyumun yok zerresi,
Modayı takip etme sen, geride kal biraz,
Görenin bozuluyor inan ki neşesi.
*
Mutfağa girsen eğer, tencere tava yanar,
Yaptığın o yemeği, zehir zanneder kanar,
Yumurta kırmak bile, büyük olaydır sende,
Aç kalan misafirler, kaçacak yer arar.
*
Şarkı söyleme n'olur, camlar çerçeve iner,
O sesini duyana, kulak ağrısı siner,
Karga bile utanır, senin o feryadından,
Nota nedir bilmezsin, sanatsız heves diner.
*
Adımı sorsam sana, üç saat düşünürsün,
Gözlüğü kafanda arar, durmadan sürünürsün,
Bu dalgınlık halinle, nereye varacak yol,
Kendi evin yolunu bulamaz, üzülürsün.
*
Şaire yazsam seni, roman olur gülünür,
Yaptığın her hareket, fıkra diye bölünür,
Ciddiye alma beni, takılıyorum sana,
Sensiz bu muhabbetin, neşesi tez sönülür.
Kayıt Tarihi : 21.1.2026 14:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!