Öylemi sanıyor ağlayan kayalar
Su değmeden çağlasınlar da görelim
İçinden geçerken söylemlerin yüzgöz olur
Çeler aklını gönlün deryasın da yağmurlar
Susmak neye isyan, içindeki çığlığa mı?
Kolaysa sende al güneşi yamacına
Yakar içini düşünceler bir o kadar daha
Susmak karşındakine konuşma
Hakkı vermek mi?
Tüm sessizlikleri alıp benliğime
Benden uzak bir o kadar da
Bak gökyüzüne masmavi
Bulutların beyaz yağmurları
Toprağa düşer hasretini bitirmek için
Yeryüzünde yıldız olur her damlası
Sakın kıskanma o sensin
Karanfil kokan sokaklarımız sessiz şimdi
Mutluluk yağarken kaldırımlar kıskanırdı
Oysa ne isterdi mevsim gönül bağın da
Bir avuç düşen hicranmi aşk yolun da
Şimdi düzgün kelimeler etme vaktimi
Karanlık gölgelerin, o kördüğüm ipini
Aydınlığın ezgilerine, dolaştırırken şarkılar
Hayat acımasız, döşerken önümüze yapraklarını
Döndürürken, takvim dönemeçlerde bir bir
Özgürlük meçhule firardı
Özledim kara gözlüm
O güzel gözlerini
Baktıkça anılara
Beni hatırla olurmu
Özledim gül çiçeğim
İşte gör şu evreni yoluna ser eylesem
Gazelin kulağını acıyı bal eylesem
Nedir derdin gönül başına buyruk fikir
Her hecede saklısın bir o kadar asi hür
Sen al başına dertlerin bütün fermanlarını
>NE DERSİN<
Emanet zamanlar da
Söz vermiştik yarım kalan aşklara,
Değmeyecektik, yürek acılarına
Şimdi suçlu gibi bekleyen zamanlara
Sen hangi yürekle git diyorsun
Geçen hüzün yağmurlarına
Yenik düşen gözlerinle mi
Acılar saklamaz gerçeği
Kaçsanda Kaf dağının ardına
Gülüşün denizdir ufuklar da
Bir gülüşe kaybedersin yüreğini
O iki damla yaş bırakmaz peşini
Geriye döndüğünde arta kalanlar
Bir avuç yalan, maziyi getirmez zaman...
Kardelen yüreği olsada kalbin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!