Ben sende en fazla çocukluğu sevdim
Çocukçaydı bakışların, gülüşlerin
Yağmurlar yağınca koşmaya başlardın
Bir kelebek ezilse oturur ağlardın
İncecik kuğu boynu bileklerin vardı
Endamın suya inen ceylanlardı
Altın kulelerden şaha kalklar o kıratlı,
Kuğularca, kanatlı…
Bin yıllık kardeşliği şakımakta semalar,
Sedalar, ki senalar…
Dünyayı sömürmediğin ölçüde erkinsin!
Mülksüzlük; en hıncahınç mülkü zengin yüreğin.
Işık, yürekçe atar karanlığın büstünde…
Zulmün celladı adalet peşinde zalim bile!
Bir kalbi kazanmaklar kolaydı
Zor olan o kalbi kaybetmemek
Bir bahçeyi büyütmek güzeldi
Ama en özeli bir çölü yeşertmek
yaşamak, yaramıza alışmak
gidemeyiz kendimizden Neval
kaynaşmak zorundaydı
insanlar öz gerçekleriyle
Üşüşmüş akbabalar
Kabımız kacağımıza
Yıpranmış ocağımıza düşüşmüş
Sırtından çökertilmiş
Yorgun memleketim
bizim köyümüzde gonca
bahçeleri yoktu
yer sarı, gök kızıl
anızlar, başaklar, buğdaylar içre
poyraz yanar, kandiller üşür
Nupelda
suna boynun yaslar dağ eteğine
yıldızların kaydırağı var bu gece
Ufuklardan bir ses gelir
Gül yaprakları kımıldar
Ben şimdi burada
Ateşten gömlekler düğümlenir
Bir sevda yağmurunda
Ne şeriati haykırıyorsunuz!
Ne hilafeti haykırıyorsunuz!
Batıl fetvalar verip duruyorsunuz...
Faizi yayan başlarına susuyorsun!
Değer mi üç günlük dünyalık için!
Bünyeniz para için görevi yapanlar dolu!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!