“Her gün giydiğim iyiyim kostümü
O kadar ağırlaştı ki, akşamları
çıkardığımda kemiklerin sızlıyor.”
Üzerime tam oturan bu sahte gülüşün altında,
Faili meçhul kavgaların morlukları gizli.
Dudaklarımda biriken o keskin kelimeleri,
Sırf evdeki o soğuk sessizlik bölünmesin diye yutuyorum.
Yine hiç yoktan bir fırtına koptu akşamüstü;
Lavabonun camı ıslanmış, ya da bakışım fazla dalgın...
Aslında ikimiz de biliyoruz mevzu bunlar değil,
Biz, birbirimizin içinde yorulmuş iki yabancıyız artık.
Sen bağırdıkça ben içimdeki şehirlere çekiliyorum,
Surlarımı yükseltiyorum, kapılarımı mühürlüyorum.
Haklı çıkmanın zaferi senin olsun ey sevgili,
Ben sadece, o kostümü çıkarmadan uyuyabileceğim bir huzur arıyorum.
Artık kemiklerim değil, ruhum sızlıyor bu evde.
Yanyana dururken, fersah fersah uzağındayım.
En çok da neye yanıyorum biliyor musun?
Sana anlatamadığım kendimi, başkalarına 'iyiyim' diye tanıtmaya
Kayıt Tarihi : 1.04.2026 02:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!