Ürpermesin gül tenin kaçma benden geriye
Zannetme ki canına kıymaya geldim yârim
Tut ellerimden hadi yaklaş biraz beriye
Başımı omuzuna koymaya geldim yârim..
Derdimi dökemedim en yakında ki dosta
Garip gönlüm çok üzgün sen gideli hep yasta
"İnsan bir şekilde doğar, bin şekilde ölür...
Gören, göreceğini mutlaka görür...
Duyan, duyacağını duyar...
Bilen, bileceğini bilir...
Alan, alacağını alır,
veren, vereceğini verir...
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Öyle bir yerdeyim, her şeye yakın, her şeyden uzak.
Öyle bir yerdeyim; güneşe yakın, rüzgâra uzak.
Rüzgâra yakın, güneşe uzak.
Öyle bir yer ki burası;
Yanarken; ateşe yakın, suya uzak,
Donarken; suya yakın, ateşe uzak.
Yaşamın çizgisi, sanatın çizgisi kadar önemlidir bu nedenle.
Göz nesneyi görürken el çizgiyi gerçekleştirir.
Ya yüreğin gerçekleştirdiği çizgiler...
Karmaşık, sâde, sık, seyrek, ince, kalın…
Hayâllerin çizgisi yaşamın çizgisine dönüşürken kazandırdığı ya da yitirdiği değerleri ile çizgi, nesneyi görme biçimine dönüşür.
Kadına şiddet bitmez tabi..!
Erkeklerimiz, devlet niçin şeriatı uygulamıyor diye laf edeceğine, niçin Peygamber(s.a.v) gibi vicdanlı, ahlaklı, medeni bir adam olamıyoruz diye kendilerini hiç sorgulamıyorlar..!
Kadın da olsan erkek te olsan önce kendinden başla.!!YAŞA KI İSTEDİĞİN OLSUN.
YAŞLILARA VEFA
Çok eski zamanlarda Memlekette kötü bir âdet varmış. Yaşlılar artık iyice ihtiyarlayıp iş yapamaz duruma geldiklerinde ormana götürülür, orada yırtıcı hayvanlara bırakılırmış. Böylece zaten az olan yiyeceklerin, çalışan gençlere yetmesi sağlanmaya çalışılırmış.
İhtiyarları belli bir yaştan sonra evde tutmak yasak olduğundan kimse yaşlı anne babasını evde gizleyemez, komşusu görüp ihbar edecek diye korkarmış.
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
Benim halkım doğruları
Bilene dek yazacağım
Defterinden eğrileri
Silene dek yazacağım.
Bir gün kol kola veririz
Bir destan vardır yemekler için,
yiyen dostlarıma afiyet olsun.
Gelin konuklar sofralar için,
evimiz barkımız bereket dolsun.
Kesme Çorbası'yla sözü açalım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!