Duygular arafta. Gel-gitler yaşarım,
Şefkât ve öfke. Bilmem nasıl aşarım?
Hak ettik, layıktık diyor bir yanım,
Öte yanım acır. Virüse yenildik. Şaşarım.
YAVAŞLAYIN ŞAVŞAT'TASINIZ
Cittaslow ünvanı alıp gelmişse
Şavşat'ın adını dünya bilmişse
Bu ünvan ile de Artvin gülmüşse
Artık yavaşlayın Şavşat'tasınız
Yemyeşil dağlarada elvan elvan açan
Güllerine kurban olurum Şavşat’ım
Ozanlar ahvalin getirir dile
Saklanır hep hüzün, gizlenir çile
İnsanların yüzü hep gülse bile
Dertsiz geçmez bir tek günü Şavşat'ın
Dağlarda çobanlar ateşler yakar
Şavşat'ta neyi gördüm.
Cabbar'la "meyi" gördüm.
Selam verip; alırdık
Herşeyi eyi gördüm.
BeğenAntolojimYorumlarPaylaşTweetle
Vatan, millet sevgisi, ilim aşkıyla
Yanıp tutuşuyor kanı Şavşat'ın
Toprağı titreten Atabarı'yla
Zemherida odun kesar
Ayvanda çamaşur asar
Na incinur na da küsar
Şavşetli gelin...
Gıybet, dedikodi bilmaz
Akşam olur ev supurur
Sabah olur ahor kürür
Gena da kokoroz yürür
Şavşetli gelin...
Kaynatasi tütün sarar
abası yeni evlenen oğlunun evine tebriğe gider...
Oturunca bir Beyaz Kâğıt, bir Kalem ve bir Silgi getirmesini istedi.
Genç: "Niçin?" dedi.
Baba: "Hele sen getir."..dedi.
Genç kalem ve kâğıdı getirdi..
Silgi bulamamıştı.
ALDANMA İNSANLARIN SAMİMİYETLERİNE.
MENFAATLERİ İÇİN GELİRLER VECDE.
VAAD ETMESEYDİ ALLAH C.C. CENNETİ.
ONA BİLE ETMEZLERDİ SECDE...!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!