2oo1 yılının Eylül ayının bir gününde arabamla Istanbul’un Beykoz ilçesine akraba ziyaretine gittim.
Akraba ziyaretinden 15.oo sularında evime dönerken arabama iki damacana su doldurup yola koyuldum.
Paşabahçe civarında bir anda çok bildiğim yolu şaşırıp yanlış yola saptım.Anladığımda da çok geç olmuştu.
Yolu takip edip giriş çıkış bağlantı yolları aradım ama nâfile dağın içinde kalmıştım.Kuş uçmaz kervân geçmez bir yerde buldum kendimi.Arabayı durdurup düşünmeye başladım dua etmekten başka çarem yoktu.
Tekrar yola koyuldum biraz ilerledikten sonra karşıma beyaz büyük Namaz başörtülü, şalvarlı bir teyze çıktı.Israrla ellerini kaldırıp durmam için işaret veriyordu.
Târihin en derin izleri
Midyat'a götürür bizleri
Câmii'si,Kilise'si Manastırı
İnsanlıkla tanıştırır sizleri
Seni unutacağım
İhtimâl olmayacaksın
hayatımda
Düşmeyeceğim tuzaklarına...
Cümlelerim sensiz olacak
Yağmurlu bir eylül akşamında
Düştün aklıma
Resmini çizdim buğulu camlara
Islak ıslak baktın bana…
Anlat bana istanbulu
Mavi mavi esiyor mu rüzgârı
Dalgalar deliyor mu rıhtımları
Sahil yolu yürüyor mu âşıkları
Anlat
Kızkulesinin galata ya aşkını




-
Mahmut Nazik
Tüm YorumlarANNELER ANNELER ..DUYGULARI SEVGİLERİ ULVİ, ANNELER..