Şafakla gelecek müjdeyi bekledim hep.
Lâkin umudum dağlar ardından da,
Ufuk çizgisinin dahi ötesinde kaldı.
Benden çaldığın o umut,
Artık hiçbir şafakla gelmeyecek geri.
Umutsuz bir sevdaya da,
Ancak sebepsiz bir bekleyiş düştü.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Efendim öncelikle bu güzel değerlendirmeniz için teşekkür ederim. Görüşleriniz de fazlasıyla haklısınız. Nazım Hikmet'in de dediği gibi seven insanın kalbi daima kırıktır ama yine de sol cebinden eksik etmez, edemez umudu. Lâkin bunu bazen dil ile telafuz etmekte muvaffak olamaz sadece.
Saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta