Sene yetmiş dokuz haziran ayı
Hayat yolculuğun en başındayım
Memleketim Of’tur meşhurdur çayı
Bugün doğum günüm kırk yaşındayım
İstanbul’a geldim bebekken henüz
Ellerin koynunda yâri istemiyorum
Sana kırgınım ama kin beslemiyorum
Sana vurgunum bunu gizlemiyorum
Seni kendimden bile kıskanıyorum
İçimdeki sevda bilsen ne büyük
Kul nefsine gebe, ona hükmetmez
Bu beden emanet, değil ki sebil
Bir kez şu haline, neden şükretmez
Elindeyken sağlık, KIYMETİNİ BİL
Seviyorum derken ciddiydim gayet
Sözlerim düzmece alay mı sandın
Sana olan tutkum görürsen şayet
Kolayca bıkamam, kolay mı sandın
Bir nebze olsa da ümidim vardı
Karanlık dünyama doğarsın Aykız
Yıllar geçse sanma bu yürek bıkar
Gündüz gece name dilimde sakız
Kolaysa aklımdan ismini çıkar
Duygularım kör dumura uğradı
Benden artık nezaket dileme
Gönlüm seni hançerle doğradı
Benden artık merhamet bekleme
Bu saki değil en son durağın
Modayla işi olmaz ki, doğaldır makyajı
Ne havuzu bilir, ne denizi ne de plajı
Sırtında bir sepet, yüklerle alır virajı
Adın ne senin bi deyi ver köylü güzeli
Çilli, beyaz yüzün var yanağında benekler
Bir teselli ver ne olur gönlüm gazlasın
Yetmez mi bu denli sararıp ta solduğum
Anladım ki sen bana bir beden fazlasın
Neden böyle süpersin kurban olduğum
Çok canları yakarsın bu endam bu tiple
Hasretin yamacındayım
El sallıyorum mutluluğa
Tutunacak dalımdı varlığın
Sarıldım yokluğuna
Ayrılığı bilemem, vedalar küskün bana................
Beni cezbeder büyüler koku
Bana olan hissi kilime doku
Kalbime isabet bu sevda oku
Sen yeter ki del lafı mı olur
Kem sözler derleme alma ağzına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!