Vuslat zamanı belirsiz, hasretinin sürgünü
Yârimden uzaklardayım, kendim ile baş başa
Tüketiyorsun hercai, şu ömrümden her günü
Sakın üzülme diyorsun, sen aklınla bin yaşa
Avaz avaz bağurdum o yar sesumi duymaz
Dalgalan vur taşlara sen inlet karadeniz
Ayri kalamam ondan hasretluk bağa uymaz
Anlatamam derdumi sen anlat karadeniz
O keşanun altinda çemberi gül oyali
Bazen gönül denen o yarayı deştim
Acıları sevince virman yaptım ödeştim
Tanıdık bildiğim herkesle helalleştim
Biliyorum ki ölsem de gam yemem artık
Yıllar merhem oldu şu dinmez acıma
Korkmuyorum gecenin zemherinden
Geçmişim bak feleğin çemberinden
İçmişim ben aşk denilen zehirden
_____________Ölüm bana vız gelir
Doğru ne ise o gönül uydurmaz
Nasıl anlatmalı nasıl etmeli tabir
İnsanın düşmanı, şeytanın silahı kibir
İstesen de istemesen de son durak kabir
Ölüm her an ensemizde kurtuluşu yok
Akıllı insan elden bırakmaz tedbiri
Bir güzeli sevsen sana laf eder
Gücendirir gönlü bazen gaf eder
Rabbinse tövbeni bozsan af eder
___Kalbini dinlersen aşkı bulursun
___Ölümsüz sevgiyi Hakk’ı bulursun
Gönül bu onu çekemezsin ki hizaya diyete
Vaz geçmez bilmez onu almışsa niyete
Elbet bir gün biz göç etsekte ebediyete
Hiç bir zaman ölmez çünkü ÖLÜMSÜZ AŞK
Gönül denen yerdir onun yuvası ini
Hadsiz inadın sana, bilmem ne kazandırdı
Acaba hayatında, bensiz daha hür müydün?
Bu tutarsızlıkların, süreci hızlandırdı
Gururunu yerlere, serseydin ölür müydün?
Hatıra olsun senden, isterim güzel bir poz
Garantin var mıdır, nerde emniyet
Kul hakkı hiç yoksa helal yediğin
Sen pozitif yaklaş, halis bir niyet
Bir varmış bir yokmuş, ömür dediğin
Nezaketten yoksundur, davranışların kaba
Cahil cesaretin var, bilmiyorsun yol yordam
Altın semer taksan da, bence boşadır çaba
Görenler insan sanır, işte ormantik adam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!