Sessizlik çökünce gecenin üstüne
Çekilince el ayak tüm odalardan
Kapatınca gözlerini bütün hastalar
Konuşmaya başlar hastane koridorları
Kıpırdamaz ağız oynamaz dudak
Attık ne varsa zihnimizden vücuttan
Uzak durduk fitne ile fücurdan
Bir gün çilesi bitecek bu ömrün geçecegiz huduttan
İşte orda başlayacak nedamet
İyisi mi gel erkenden kötülüğe veda et
Vardım geldim durdum senin yoluna
Gündüz güneş parlar gece dolunay
Senden dileğim var ya rab çevirme beni
Eğer olmaz dersen beni yorma boşuna
Avlusunda bu dünyanın yalnız kaldık avlusunda
Çırptı bizi yükseğinden halısından havlusundan
Dedim dünya sen misin bu ömrün sırtında ki kambur
Dedi benim hem sırtında hem de sırtın namlu'sunda
Duldasın da bu dünyanın yer aradık duldasında
Bir bit gibi yolculuklar ettik gökyüzünde şahin kanatlarında
Hep yazı bekledi gönül sonra çiçek açtı kar altlarında
Peki yoruldu mu , yahut vazgeçti mi bahardan kardelen
Bir düşün , koşmak yalnızca sakat çocukların hayali değil , kör atlarında
Derde düştüm derde düştüm
Bir rüzgar esti gözlerimden perde düştü
Yaşamak ne zor şeydi güçtü
Ölüm yaşamak kadar aydınlık bir düş'tü
Ölüm yaşamın kıyısında harmandı
insanlar yoz bense yap-boz
arıyorum eksik parçamı ve üstüm toz
hayatımı elimde tutuyorum
hayatım koz
kendi etrafında dönüyor hayatım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!