Dokunmak istiyorum sana,
Bir günün akşamı sabahı
Mehtapla, güneşle.
Belki bir sahilde,
Hasretle kucaklamalıyım seni,
Soğutmalıyım yanan yüreğimi,
Ve ne yazık ki çakallarla dolu hayat,
Ve kendini tilki sananlarla,
Ve bütün futbol sahalarının alamayacağı kadar çalım ve ayak oyunlarıyla,
Ve fısıltıdan ziyade yüksek sesle yapılan çekiştirmelerle,
Ve dostmuş gibi yüzü kızarmadan yüze gülenlerle,
Ve hesabı niyetinde gizli el pençe duranlarla,
Gidiyorum...
Döndüm gidiyorum,
Sırtımda bıçak,
Yüreğimde söz yarası...
Gidiyorum...
Ne bir şarkı
Ne de bir şiir
Susturdum gönlümü,
Issız bir yoldur yüreğim,
Döndürmeli vakti...
Neler yarım kalmadı ki hayatta,
Kuraklığa döndü hayaller,
Kör oldu artık düşler,
Yarıda kaldı yaşamlar...
Uğurladıklarımız oldu,
Kâh gardan, kâh terminalden
Kimi sessizce gitti
Dönmek üzere,
Kimi gürültülü,
Boşunaydı serzenişler,
Tutmuş geçmiş karşıma,
Koymuş elini beline,
Şiir yazma diyor bana,
Bilmiyor endamı şiir bana…
Tutmuş geçmiş karşıma,
Gece düşlerim vardı benim
Söylemeye cesaret edemediğim
Her gece görüpte,
Gerçek olsun diye hayal ettiğim
Ama söylemeye korktuğum
Cümlelerini kuramadığım
Gece, iki hece
Ne uzun bir mesafe.
Gece, sıfatı zifiri
Ne derin bir kuyu...
Gece, kimine ceza
Geceler...
Durgun zamanların barınağı
Sessiz duyguların aşinalığı
Hep aynı hayalin yansıdığı
Gözlerin hep yandığı geceler...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!