RÜYA
Sensiz ne rüyalardayım sevgili;
Bulanık sulardı geçemediğim... Zaten hep ürkütücü bulurum dibini göremediğim suları; Üstelik yükseklerdeydi coşup kabarması.
Huzuru bulmak için döndüğümde, karanlığın içinden iki iri göz...
Sonra yanaklarım alevli mi alevli avuçlarda; “Ben” diyor, “aşık oldum, aşığım ben...” bunu söylerken hiçliğe ermişti... “günün birinde sen de aşık olursun inşallah,” deyip sarılıyordu.
Konuşurken yüzü derinleşiyor, gözünden yaşlar akıyordu...
Bunu söyleyen adam; sevdiğimdi;
Bunu söyleyen sevdiğim adamdı.
Uyandım...
Daha dilim çözülmeden,
Yakıyorum sigaramı henüz, henüz şükretmeden...
Rüya işte...
bütün kitaplar
hüzün çalıyor
hüzün kokuyordu
sen, sen bana sarılıyordun
ben, yitik zamana yazılmış
mektuplarda gizli gizli ağlıyordum...
sanki bu sefer de olmayacak
bu ayrı düşmenin şarkısı gibi
Sancılı bir uyanıştı bu...
hayırlısı deme çaresizliği
ve umutsuzluğu içindeyim...
Çok şeyimi aldın yokluğunla...
Öyle kızgınım, öyle kızgınım ki kırgınlıklarımı hatırlayamıyorum bile...
Ayrı kalıp hasretlik çekmek için mi sevdim, söyle;
Sendeymişçesine yaşadım yalnızlıkta!
Yalnızlığımın en büyüğüydün; doldurmayacaksan yalnızlığımı; Geceye mahkum edeceksen ve doğurtamayacaksak güneşi;
Benimle birlikte yıkıl git sen de...
Yalnızca sözcüklerle seveceksem, sarılıp içime çekemeyeceksem; ve dokunamayacaksam;
Duyumsadıklarımı düşlerine salamayacaksam eğer, duramayacaksan gözlerimde, maviye çalamayacaksak geceyi;
Gece yarılarından sonra bir ben daha yaratacaksan; ben ki, sen delisi, yüreğini avuçlayan ve söküp atamayacağın gölge gibi;
Benimle birlikte yitip git sen de...
Sensiz, yıldızsız gecem şimdi daha kederli ve karanlık,
Ah! Gecemi aydınlatan zihnim daha da bulanık...
Sadece seni düşündüğüm için mi sanıyorsun uyumadığımı;
Bu kabuslar... Ah! Bu kabuslar, kara kara çöküyor yüreğime; kesiyor nefesimi...
Başka rüyalara dalmadan gelemeyeceksen:
Ölüp yit artık... Ölüp yit artık...
Bana göre alışmak yoktur bilirsin.
Bilirim,
Arkama bakmadan kendimden gitmesini,
Boynumu bükmeden daha çok acıyla uçmasını.
Ve ben
Yokluğuna şükretmem, hayırlısını da dilemem...
Asiliğimdendir şükretmeyişim,
boyun büküp teslim olmayışım.
acıyı bal eyler, acı gülerim,
bu yüzden, güzel olur
gülüşüm de,
gidişim de...
hem
ben seni beklemiyorum artık
ben ruhumu, yüreğimi kasıp kavuran aklımın
dinginleşmesini bekliyorum...
“Sen hiç sensiz kalmadın ki, bilemezsin sensizliği” demiştin, ama ben belledim sensizliği,
acılarımın en derininde bal eyledim sensizliği....
elbet, elbet sakinleşecek kalbim...
perişanım, öfkeli, öfkeliyim ve asi
bulutluyum bugün sevgili
ama elbet sakinleşecek kalbim...
elbette sakinleşecek kalbim...
NİLÜFER VELİECEOĞLU
Kayıt Tarihi : 12.11.2016 23:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!