Dün sokakta gördüm,
Eski sevgilimi.
O aşina bakışın
Kalmamış hiçbir feri.
Ne yemenisi kalmış,
Şiirin küpesini taktım
Ne unutur
Ne de vazgeçerim,
Uçan halısına bindim bir kere,
Son nefesimi
Hürken vermeliyim.
Sonbahara gerek yok,
Erken döküyorum yaprağımı.
Nasılsa yoksun,
Rüzgar çıplakken de sarabilir dallarımı.
Uzun yalnızlıklara saldım kökümü,
Kutsal kitapların yazıldığı coğrafyadan,
Bir esintiydi,
Küldü ve güldü,
Ellerinde bir memluk deseni,
Çin uçurtmasına tutunmuş giden,
Bir yağız oğlandı bahsettiğim.
Yanlış bedende çırpınan ruh,
Cebimde falçatamla dolanıyorum ıssızında.
Karanlığa gizlediğin yüzlerini izliyorum bilesin,
Mahcup ayak sesinin takibindeyim.
Kimsesizliğini sorgulayabilirim her an,
Mandolin sesi inceliğindeyken gece,
Saat ağrıyı dört geçe,
Doktor Mazhar Amca çıksa gelse;
Kar taneleri ve kestane kokusu salarken,
Damarıma kadife elleriyle,
Koltuğumun altından sımsıkı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!