Ruh Kesiği Şiiri - Güven Küçük

Güven Küçük
59

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Ruh Kesiği

Senden sonra yaka paça attılar beni bu soğuk beyaz odaya,
Burası evimize benzemiyor, Boylam diyorlarmış adına.
Duvarlar kireçten bir kefen gibi sarılmış dört bir yanıma,
Güneş sızmıyor penceremden, paslı parmaklıklar batıyor canıma.
Yastığımda senin kokun değil, keskin bir ilaç kokusu var,
Zaman burada bir akrep gibi, ruhumu soktukça derin yaralar açar
Bileklerimde dikiş izleri, sanki geçmişten kalan birer hatıra,
Adım "hasta" olmuş burada, sığmıyorum artık bu beyaz diyara.

​Beyaz önlüklüler geçiyor kapımdan, ellerinde kağıt kalemler,
Gözlerimin içine bakıp, zihnimdeki yangını söndürmek isterler.
Unut diyorlar bana, adını, sesini, o yangın yeri gözlerini,
Oysa bilmiyorlar, her hap yuttuğumda daha net görüyorum izini.
Doktorlar iyileştirmeyi, seni benden silmeyi bir zafer sanıyor,
Bilmiyorlar ki kalbimde senin sevdan, her seherde yeniden kanıyor.
Onlar "ilaç" diyor, ben "hasret"; onlar "terapi" diyor, ben "vuslat",
Ruhum bir kuş olmuş burada, kanatları kırık, mevsimi cellat.

​Bazen oda canlanıyor, duvarlardan senin hayalin süzülüyor,
Tavanın çatlağından gülüşün akıyor, yüreğim lime lime süzülüyor.
Bak, şu köşede oturan gölge sensin, biliyorum, bana bakıyorsun,
Sonra bir hemşire giriyor içeri, sen sis olup camdan akıyorsun.
Halüsinasyon diyorlar buna, zihnimin yarattığı bir serapmış,
Oysa senin yokluğun asıl gerçek, meğer dünyam çoktan harapmış.
Kuşlar geçiyor bahçeden, kanatlarında senin selamın var inanki,
Ben burada bir mahkûmum, tek suçum seni sevmekmiş sanki

​Çıkmak istiyorum bu beyaz hapishaneden, toprağa basmalı ayaklarım,
Senin kapına gelmeliyim, bitmeli bu sonsuz, bu sağır uykularım.
Çıkmalıyım ki; yarım kalan o son sözü gözlerine bakıp söylemeliyim,
Çıkmalıyım ki; kesilen o bileklerimle ellerini yeniden sevmeliyim.
Burası sessiz bir mezarlık gibi, herkes kendi içinde bir deli,
Benim deliliğim sensin, buralar beni anlayamaz, çok belli.
Bahçedeki ağaçların yaprakları dökülürken ben seni ekiyorum,
Boylam’ın her koridoruna, seninle geçtiğimiz yolları çiziyorum.

​Az önce seslendi doktorlar, "Sıran geldi, seans odasına!",
Bekleyin dedim , sessiz bir vaveyla oldu kelimelerim dinlemediler.
Yine o beyaz masaya oturtup, ruhumun dehlizlerine inecekler.
İyileşmemi bekliyorlar, "normal" olmamı istiyorlar benden,
Seni söküp atmamı umuyorlar, şu canı çekilmiş, yorgun bedenden.

Gidiyorum şimdi, bekliyor masanın başında beni sorgulayacak o gözler,
İçimdeki seni susturmak için bastıracak o sahte, o buz gibi sözler.
Birazdan başlayacak o uzun sorgu, ruhumun en derin yarasıyla,
Seans dedikleri bu savaşta, dövüşeceğim yüreğimin eşsiz sevdasıyla.

​Şimdi gitmeliyim, beni bekle, birazdan o uzun kollu yakışan gömleği giyeceğim.
Eğer başarırlarsa seni unutturmayı, "akıllandım" deyip döneceğim.
Ama bil ki; aklım başına gelirse, o akıl artık senin hayalinle dolmayacak.
Seni unutursa bu adam, artık buraların en büyük delisi olacak.

Yada…. Bekleme beni sevgilim, doktorlar beni "normal" kılmaya kararlı,
Bu seans bittiğinde belki dönerim, ama ruhu senden koparılmış biri olarak, aklı ağır yaralı.
"Akıllanınca döneceğim" demiştim ya, aslında bu bir veda;
Çünkü ben ancak seni sevdiğim sürece varım Boylam’da.

Güven Küçük
Kayıt Tarihi : 27.12.2025 11:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!