Geçti nezaketin yolu, yordamı
Narin sürüsünü dağıttı geçti
Gören akillerin boynu serde mi?
Ömrün kalanını öğüttü geçti.
Sümer'e uğrasa Nemrut sızlanır
Şehit diyarının, Salim erkanı
Selamet uğramaz, bize ne oldu?
Aya vardı memleketin akranı
Yerinde sayamaz bize ne oldu?...
Alimler, kadılar arsız değildi
Tatlıdan, şekerden, şerbetten evvel,
Dostluk şurubunu sunsun bu bayram
Kurbanlık görünen sur'et'ten evvel,
Mina sunağına dönsün bu bayram..
Birinci gün çocukların rüyası,
Nefes sebebisin, ömrümün varı
Hekimler göremez sızın çaredir
Yolunda tufandır alnımın teri
Kervanlar süremez izin çaredir..
Cebinde dolaşır, dermanın ismi
Olmadığın bir hayale tenezzül ettim
Başlığı, ortası, sonucu sensin.
Yokluğunda yaşayacak yeri keşfettim
Kenarı, kuytusu, dört ucu sensin...
Göründüğün yerleri ateşe verdim
Tüm varlığın üstü ey! insanoğlu
Kefine pul takmış Karun gördün mü?
Kimi yavan doyar, kimisi yağlı
Hakķın azığından Mahrum kaldın mı?
Herkes kuşanamaz insan postunu
Bize sevda uyar, sanma! bedenden
Sevgi Hakk'ın ilmi korkma bilenden
İçimde istifsin tükenmeyenden
Kanıma karışan sen değilmisin?
Varlığın metanet, yokluğun ağrım
Temiz pınarların öz membağından
Suların kaynağı duru gözlerin
Narin arıların bal kovanından
Miskin barındırır duru gözlerin...
Ahu, huzurunda düğmeyi bağlar
Eke bir deniz anası boğulur sahilde,
Çiçeği burnunda kötülükler keşfolur,
Kıyamet tellalları hunharca bağırırken
Dünya korkusundan tekleyerek döner...
Hümanist çocuk sapan doğrultur serçeye,
Düşüme bari gel, gönlümün hakkı
Beni bu kısmetten uzak eyleme
Bastığın toprakta meramım saklı
Üstüme örterek tuzak eyleme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!