En masum bakışınla doldu gönlüm,
Müjdem oldun, bahar geldi ömrüme.
İsmin gibi zarif, canım Erva’m,
Nur saçarsın her gün her saatime.
Ellerini tutmak en büyük huzur,
Gül isminle dolar her bir nefesim,
Gönül bahçemdeki en özel sesim.
Seninle bir ömür, seninle her an,
Biricik eşim, en güzel hevesim.
Dikenin olsa da batmaz tenime,
Karanlık çöktü de, güneş doğmadı,
Betonun altında sesler kalmadı.
Soğuk vurdu cana, nefes yetmedi,
Maraş’ın feryadı göğe yetmedi.
Bir babanın eli, evladın kolu,
Hastane önünde saatlerce seni bekledim
Senin sağlıklı haberini almak istedim
Beraber güle oynaya çıkmak istedim
Beni Bırakıp gittin geri dön babam
Tek başıma yapa yalnız bırakıp gittin beni
Otuz yedi yılın ağır yüküyle,
Yorulur gönül de kendi yüküyle.
Ramazan, içindeki o sessiz sızı,
Sanki dindirmiyor geçen her yazı.
Kime anlatsan hep eksik kalır,
Gönlümün sultanı evimin mis kokulu gülü
Geçirmek istiyorum seninle bu koca ömrü
Sen ferah tut o masum tatlı gönlünü
Seninle yaşayıp seninle yaşlanacağım
Sevginle verirsin yuvamıza mutluluğu
Üç ay oldu bırakıp gittin beni
Rüyamda bile görmedim seni
Kardeşin Ramazan özledi seni
Sensiz olmuyor canım ablam
Ne ablasız oluyor ne annesiz
Adımların çekildi bu evin eşiğinden,
Sanki dünya eksildi en temel yerinden.
Duvarda asılı kalan o sessiz gülüşün,
Gidişin değil babam, en çok varlığın özlenen.
Sesin yankılanır hala boş odalarda,
Güneş doğmadan düştüm yollara,
Ayaz vurdu, sızım geçti kollara.
Helal rızık peşinde koşan Ramazan,
Nasır tutan ellerle tutundu dallara.
Her çatlakta binlerce çile gizli,
Tam on iki yıl oldu sen gideli buradan,
Bir kez bile geçmedin uykumdaki yoldan.
Oysa ne çok isterdim bir an olsun seni,
Saçımı okşayarak "büyüdün" demeni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!