Karlar yağdı mezarının taşına,
Hasret çöktü şu gencecik yaşına.
Doyamadık senin gülen yüzüne,
Veda ettin sevdiklerin hepsine.
Sensiz hayat artık sessiz ve derin,
O eski odanda fer kalmadı,
Dizlerinde derman, hal kalmadı.
Gidişinle evde dal kalmadı,
Yüreği yaralı Hatice Başpınar.
Bakımevi oldu yeni durağın,
Bir bulut çöker de nemli gözüme,
Dünya dar gelir bu mahzun özüme.
Sitemim geçmez artık hiç sözüme,
Kaderim ağlar benim yerime.
Kurudu bağımda açan güllerim,
Güneş Doğmuyor Günler Geçmiyor
Sana Olan Hasretim Hiç Bitmiyor
Gözümdeki Yaşlar Dinmek Bilmiyor
Neredesin Annem İhtiyacım Var Sana
Ramazan in Resmini Bastı Bağrına
Nasıl bir illetmişsin bırak yakamızı
Önce annemizi aldın sonra bacımızı
Ne olur koyma içimizde bir sızı
Adın batsın kanser denen illet
Ağlar oldum gece gündüz düşünmekten
Gecenin karanlığında kapandı gözlerim
Evlat özlemiyle geçti günlerin
Unutulmaz senin güzel kalpli yüreğin
Mekanın cennet olsun Mehmet Başpınar
Yoldan gelen geçen seni tanırdı
Mezarının taşı bile solmuş,
Gelenin gidenin olmayınca.
Zamanın eli rengini almış,
Bir selam verenin olmayınca.
Toprağın sessiz, çiçeklerin kurak,
Yer sarsıldı, gök sustu o kara gecede,
Karanlığın içinde bir feryat yükseldi.
Sen doğdun minicik ellerinle hayata,
Emine Erva adı mucizeyle geldi.
Yıkılan taşların arasında açan çiçek,
Sensizlik çok zormuş, bilemedim
‘Hakkını helal et anne’ diyemedim
Doyasıya yüzünü göremedim
Oradan sessizce ‘oğlum’de annem
Babam odasına resmini astı
Bu dünyaya beş evlat getirdin
Besleyip büyüttün bu yaşa getirdin
Bize her zaman saygı sevgi Öğrettin
Hepinizi Öksüz koydun gittin annem
Hepimiz evlendik yuvamızı kurduk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!