Tek başına,
Okyanusların derinliklerinde,
Kendi sesimi ,
Kendi içimde dinledim
Gündüzü olmayan gecelerde,
Aydınlığı bekledim.
Hangi yaşlıyı;
Bedenen yaşlı olanımı,
Yoksa gözleri yaşlı olanımı
Sorarsın.
Ben gözleri yaşlı olanıyım
Dün sokaklarda,
Hep tanıdık bir ses,
Bir yüz aradı gözlerim.
Kernekte,
Kanal boyunda,
Nasıl düşünürsen o başımıza gelir.
ve hayat öyle geçip gider.
Başımıza gelen
felaketleri bir düşün,
Mutluluk sevmekten
bilgelik
Yukarıdan aşağıya,
aşağıdan yukarıya baksam
her mevsim.
Koyu renkler geçiyor,
gözümün önünde dört mevsim.
İstiyorum ki; farklı bir renkte,
İki
uç arasında
gidip gelirken,
toprak
o kadar kaygan ki
ayaklarımın altında.
Sesinin sırrı çözüldü,
Bu kadar güzel çalmasaydı
seni Jashua Bell,
Sendeki bu güzelliğin
değeri anlaşılırmıydı.
Uzun ve soğuk kış aylarında
Kendi sesinden duymadın
başkasının sesini,
Gök gürledi,sesler birbirine karıştı.
Kara bulutlar arasından
şimşek çaktı,yağmur yağdı,
rüzgara karıştı gürültü.
Küstürdüğün gün,
İntikam almaya kalkar eşin.
Kendini değersiz görür,
har vurur harman savurur.
Kızdırma sakın,keseni düşün.
İflasa sürükler sessiz sesiz,
Kızgınlık ve çaresizliktir
kötü düşünceleri arttıran.
Konuşup sorunu çözmek varken,
çıkmazlara takılır kötü duam.
Hatalar aftan uzak,
af ise beklemede kalır.




-
Elif Şahin
Tüm YorumlarHocam merhaba, şiirlerinize denk geldim ve beni cok derinden etkiledi. Nasıl olur da bu kadar içten duygularla yazılmış şiirler geri planda kalır. Eğer ki müsade ederseniz sizi görmek isterim size ulaşabileceğim bir mecra bulamadım umarım hayattasınızdır ve tanışma imkanım olur