Fırtına bu gece vadiden gelen.
Geceye düşen yıldız gibi,
etrafı aydınlatan gözlerin var.
Beyaz bulutlar değil,
yağmuru yağdıran,
toprağı ıslatan gözyaşların
Onu benden aldın ne için,
şimdi ben yanlız başıma kaldım.
Ne kadar saf ve içtensin,
canımı verdim senin için.
Ama sen çekip gittin,
yaşarkeni ölüme mahküm ettin.
Doğru bir hayatı yaşamak,
sonsuz bir gizemde saklı,
Bizi sonsuzluğa götüren güçle,
yolun sonunda,
Onu bekleyeceğim,yaşamla
ölümün kucaklaştığı yerde,
Bıktım anlamsız yaşamaktan
Tuttum ölüme giden eli
Çıktım dağın doruğuna
Kar yağarken ak saçlarıma
Yoruldum zirveye yürümekten
Üşüdüm ölümü beklemekten
O karşı konulmaz bir cazibe.
sevgisine doyamadığım
dokunmak,kucağında yatmak istediğim biri....
O en yakın dostum,
aramızda çok özel sırlar gizli
durdu otomobil içinde bir kadın
önce camları açtı
sonra üstündeki tavanı
gözlüğünü taktı
ve baktı.
otomobil sonra kadın
Kendine güven,
Değişikliği sev,
Hayata neşeyle bak,
Karamsarlığı bırak.
Sevgiyle bütünleş,
İlk dokunuş
doğum,
son dokunuş
ölüm gibi bir şey.
Hayat yalan,
ölüm gerçek ise,
doğduğumda
anam babam
sonra
akrabalarım
kardeşlerim yoktu
sonradan oldu.
Keşke ve pişmanlıklarla dolu
bir yaşam biçimi
yok ki öz bilinç becerisi,
Kişisel farkında lığın
farkında olmadan
bir irade için




-
Elif Şahin
Tüm YorumlarHocam merhaba, şiirlerinize denk geldim ve beni cok derinden etkiledi. Nasıl olur da bu kadar içten duygularla yazılmış şiirler geri planda kalır. Eğer ki müsade ederseniz sizi görmek isterim size ulaşabileceğim bir mecra bulamadım umarım hayattasınızdır ve tanışma imkanım olur