getto sokakları
ölü bir renge bürünüyor sonbaharda
bir kefen içinde soğuduğunuz
ve şişmeye başladığınız hissi
ahşap evlerin pencerelerine yansıyor
meşgule verecek korkusuyla
her sabah köşesinden geçiyorum
diyagonâl adımlarla en sevdiğim evin
geçiş izni bakışlar ve yüzündeki edayla
güncelleniyorum her sabah
günaydın
geçiyor gözlerinde alt yazı
çok özledim dün sabahtan bu yana
clark
çekmeyi beceremiyorum henüz
günaydın diye
fısıldıyor gözlerim utanıyla
diri tutmaya yetiyor ilk göz teması
kestiik!
diye sesleniyor endişem
kadraj dışına çıktığımda
mektuplar yazıyorum amigdalamda
verebilmek için sabah heyecanımda
haftasonu bir kahveye ne dersin
ciddi biri yoktur umarım hayatında
vesaire
ve benzeri
ve daha bir sürü zırva
akşam çöküyor umutlarıma
tadilatta oluyor perde o sıra
kapkara bir perde camın dudaklarında
sabah olacak yarın yine diyorum
gülümseyecek bir kelebek yanağında
mektubu veremeyeceğim aşikâr
o yazana dek akut utangaçlığıma
seviyor biliyorum seviyorum ben de
ya o düşecek camdan bir sabah
ya ben tırmanıp cama
oradan vuslat çukuruna..
...
Muzaffer Akın 2
Kayıt Tarihi : 26.03.2026 22:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!